ÇANAKKALE HARBİ’NİN ÇOK BİLİNMEYENLERİ-2[1]
25 Nisan 2015 günü Çanakkale Savaşı’nın ikinci safhası olan Kara Harekâtı Safhası başlar.
Kara Harekâtı Safhası(25 Nisan 1915-9 Ocak 1916)
Kara Harekâtı, 25 Nisan 1915 tarihindeki Arıburnu çıkarması ile başlayan ve 6 Ağustos 1915 tarihine kadar süren çarpışmaları kapsayan, Çanakkale Harbi’nin bir parçasıdır. İtilaf Devletleri çıkarmayı 75.000 kişilik kuvvetle yaparlar. İtilaf Devletleri’nin karşısında Osmanlı’nın 84 bin askerden oluşan 5. Ordusu vardır.
Osmanlı Savunma Düzeni: Gelibolu yarımadası ve Çanakkale Boğazı’nın savunmasından sorumlu 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders, emrindeki kolordulardan 3. Kolordu’yu Gelibolu Yarımadası’nda, 15. Kolordu’yu ise Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasında tertipler. 3. Kolordu’nun 5. ve 7. Tümenleri Saros Körfezi kıyılarında, 9. Tümen’i ise Gelibolu Yarımadası’nın en güney bölgesinde konuşlandırır. 5. Ordu’ya doğrudan bağlı olan Yarbay Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen ise Gelibolu Yarımadasının orta kesiminde ihtiyattadır. Liman Von Sanders düşmanı yanlış değerlendirmiş ve bu planı yapmıştır. Osmanlı Paşa’ları bu plana itiraz etmiş, ancak Sanders planında ısrarcı olmuş ve uygulatmıştır. Bundan dolayı da Osmanlı Ordusu’nun zayiatı artmıştır.
5’nci Ordu: Osmanlı İmparatorluğu tarafından 24 Mart 1915 tarihinde kurulur. Bu orduya I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Boğazı‘nı ve Gelibolu Yarımadası‘nı savunma görevi verilir. Almanya’dan gelen askerî danışman Mareşal Otto Liman von Sanders bu ordunun ilk komutanı olur.
5’nci Ordu, üç tümenli 3. Kolordu ve iki tümenli 15. Kolordu’dan oluşur. Ayrıca kuruluşunda doğrudan orduya bağlı, Eceabat’ta konuşlu 19. Fırka(Tümen), 1. Süvari Tugayı, bir piyade alayı ve dört Jandarma taburu bulunmaktadır.
- Kolordu: Gelibolu yarımadasını savunacak esas birliktir. Komutanı Esat(Bülkat) Paşa’dır. Kolorduya bağlı üç fırka(tümen) vardır. Saros bölgesinde Yarbay Hasan Basri komutasında 5. Fırka, Bolayır bölgesinde Albay Halil komutasında ki 7. Fırka ve Gelibolu yarımadasının güney ucunda(Seddülbahir ve Arıburnu cepheleri) Albay Halil Sami komutasında 9. Fırka…
15’nci Kolordu: Komutanı Alman General Weber, Anadolu kıyılarını savunacaktır, iki tümeni vardır, tümen komutanlarının birisi Türk, diğeri Alman’dır.
19’ncu Piyade Fırka(Tümen)sı: Kaymakam(Yarbay) Mustafa Kemal(Atatürk), 18 Ocak 1915 tarihinde 19. Tümen Komutanı olarak atanır. 8 Ağustos 1915 tarihine kadar tümenin komutanlığını yapar.
Tümenin kuruluşunda, dörder taburdan oluşan üç alay bulunmaktadır(57, 72 ve 77. Piyade Alayları). 77. Alay, çoğunluğu Suriyeli ve çok karışık unsurlardan (Arap, Maruni, Yezidi ve Nusayri) oluşur. 72. Alay’da da Arap unsurlar bulunmaktadır. 19. Tümen 25 Şubat 1915 günü cepheye gönderilir.
57’nci Piyade Alayı:19. Tümen kuruluşunda ve Yarbay Mustafa Kemal’in emrindedir. 27. Alayı takviyeye giden ve kahramanlık destanı yazan alay, bu alaydır. Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni’dir. Çanakkale Kara Muharebeleri‘nin başlangıcı kabul edilen Anzak Çıkarması ve sonrasında gerçekleşen Arıburnu muharebelerdeki başarısıyla bilinen ve üçte ikisi savaş sırasında şehit düşen alay, bu alaydır. Arıburnu Muharebelerindeki başarısı nedeniyle yarbaylığa terfi ettirilen Alay Komutanı Hüseyin Avni’de bu muharebelerde şehit düşer. Ruhu şad olsun![2]
Çanakkale Muharebelerinde Cepheler
Sedddülbahir Cephesi: Gelibolu Yarımadası’nın güney kesimi, Albay Halil Sami Bey komutasındaki 9. Tümen’in görev bölgesidir. 9. Tümen’in sorumlu olduğu kıyı şeridi yaklaşık 35 km. uzunluktadır.
Bu cephede ilk müttefik taarruzu 28 Nisan 1915 sabahı başlar ve 6 Ağustos 1915 tarihine kadar, yaklaşık olarak beş buçuk ay devam eder. Bu tarihte İtilaf Devletleri’nin taarruzlarının başarısız olması üzerine İngiliz komutan Seddülbahir Cephesi’nde hiçbir askerî harekâta girişilmemesi emrini vermek zorunda kalır.
Ezineli Yahya Çavuş: Seddülbahir bölgesindeki muharebelerin en önemli figürü Yahya Çavuş’tur. Yahya Çavuş, Çanakkale Savaşları sırasında, 25 Nisan 1915 sabahı Seddülbahir köyü yakınlarındaki Ertuğrul Koyu’na düşman askerlerinin yaptığı çıkarmada 3.000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini, komutasındaki 67 askeriyle 32 saat süren çarpışmalar sonunda sahilde durduran ve işgal güçlerine ağır kayıplar verdirerek çıkarmanın başarısız olmasını sağlayan kahraman bir askerdir.
Yahya Çavuş, süngü taarruzu esnasında ağır bir yara alıp hastaneye kaldırılmasının ertesi günü şehit olur. Bu gün Seddülbahir bölgesinde adına düzenlenen bir Şehitlik ve anıtı vardır. Şehitlikteki kitabede şu dörtlük yazmaktadır:
Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş’tular
Tam üç alayla burada gönülden vuruştular
Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri
Allah’ı arzu ettiler akşama kavuştular
Arıburnu Cephesi: 25 Nisan 1915 tarihindeki Arıburnu Çıkarması ile başlayan ve 6 Ağustos 1915 tarihine kadar süren çarpışmaları kapsayan, Çanakkale Savaşı‘nın bir parçası olan cephedir. Bu tarihte Müttefik kuvvetlerce üçüncü bir cephe olarak açılan Anafartalar Cephesi ile birleşir.
Arıburnu Çıkarması, 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası’nın Ege Denizi sahillerinde, “Anzak Koyu” olarak bilinecek olan kumsal ve civarına Anzak Kolordusu tarafından yapılan çıkarmadır.
Arıburnu Cephesi de Seddülbahir Cephesi gibi Albay Halil Sami’nin 9. Tümeni’nin savunma bölgesidir. Albay Halil Sami, bu bölgede Yarbay Mehmet Şefik komutasındaki 27. Alay’ı görevlendirir.
Yarbay Mustafa Kemal Cephede/Savaşın Seyrinin Değiştiği An
- Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915 sabahı bir çıkarma yapıldığını anlayıp durumu Ordu Komutanı’na bildirir, ancak bir cevap alamaz. Durum çok kritiktir. Ordudan emir gelmemiş olmasına rağmen inisiyatifini kullanıp, tüm sorumluluğu üzerine alarak, 57. Alayı bir topçu bataryası ile birlikte harekete geçirir. Conkbayırı’na hareket eden 19. Tümen’ne bağlı üç alaydan biri olan 57. Alay’ın, yaklaşık 3600 subay ve askeri, kendilerinden 4-5 kat daha büyük düşmana taarruz eder ve üçte ikisi bu taarruzda şehit düşer, ancak çıkarma da başarısız olur. Bir milletin kaderini yaklaşık 3000 şehit ve kahraman asker değiştirir.
- Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 sabahı Conkbayırı’nda, geri çekilen askerleri yatırıp, süngü taktırdığı ve savaşın seyrinin değiştiği muharebeler 27. Alay bölgesinde cereyan etmiştir. Yarbay Mustafa Kemal, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.” emrini 25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’nda 27. Alay’ın askerlerine vermiştir.[3] Yarbay Mustafa Kemal, bu muharebelerdeki başarısından dolayı 1 Haziran 1915 tarihinde albaylığa terfi ettirilir.
Anzak ilerleyişinin durdurulduğuna karar veren Yarbay Mustafa Kemal, komutası altındaki 19. Tümen’in tüm kuvvetlerini bu hatta muharebeye sokmak üzere Maltepe’deki 3. Kolordu Karargâhı’na gider. Karargâhta 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa‘ya kararını anlatır. Esat Paşa, bu kararı onaylar, Albay Halil Sami’nin 27. Alay’ını da Yarbay Mustafa Kemal’in komutası altına verir. Esasen 19. Tümen, ordu ihtiyatıdır, ancak Mareşal Sanders’le halen temas kurulamamış olması nedeniyle Esat Paşa, kendi inisiyatifini kullanarak 19. Tümeni kendi komutası altına alır ve kendi birliği gibi görevlendirir. Daha sonra 19. Tümenin emir komutasını Yarbay Mustafa Kemal’e bırakır.
Arıburnu cephesinde en kanlı muharebeler Mayıs ayı içerisinde Bombasırtı’nda gerçekleşir. Mustafa Kemal, yıllar sonra Ruşen Eşref ile yaptığı mülakatta 14 Mayıs 1915 tarihinde Bombasırtı’nda ki düşmanın vahşi saldırılarına Türk askerinin nasıl bir ruh haliyle karşı koyduğunu çok çarpıcı olarak şöyle anlatır:
“Biz ferdi kahramanlık sahneleriyle meşgul olmuyoruz. Yalnız size Bombasırtı vak’asını anlatmadan geçemeyeceğim. Mütekabil siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına kâmilen düşüyor, ikincidekiler, onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar şayanı gıpta bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir fütur bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler ellerinde Kur’anı Kerim, Cennete girmeğe hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet çekerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur.”[4]
Mehmet Çavuş: Arıburnu cephesinin önemli figürlerinden birisi de Kırşehir/Çiçekdağ’lı olan Mehmet Çavuş’tur. Düşmanın 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu cephesinde başlattığı taarruzlar akşama kadar aralıksız devam eder ve Cesaret Tepe bölgesine ulaşır. Bunun üzerine Anadolu yakasından 25 Nisan akşamı yola çıkarılan ve ertesi gün 19’uncu Tümen emrine giren 64’üncü Alay, özellikle Cesaret Tepe bölgesinde çok büyük kahramanlıklar sergiler. Bu alay mensubu Mehmet Çavuş, takım komutanının şehit olması üzerine emir komutasını aldığı takımıyla, düşman kara ve deniz topçusunun şiddetli ateşlerine siper içinde dayanır ve taarruz eden Anzac’ları geri püskürterek siperini korur. Gösterdiği bu eşsiz kahramanlıktan dolayı bulunduğu sipere “Mehmet Çavuş Siperi” adı verilir.
Muharebelerden hemen sonra elde bulunan malzemelerle Cesaret Tepe’ye bir anıt yapılır. 19’uncu Tümen hatırası olarak yapılan bu anıt, daha sonra “Mehmetçik Anıtı” olarak düzenlenmiştir. Günümüzde “ Mehmet Çavuş Anıtı” olarak anılmaktadır.[5]
Anafartalar Cephesi: Çanakkale Muharebeleri’nin üçüncü cephesi olan Anafartalar Cephesi, 6 Ağustos 1915 tarihindeki Suvla Koyu civarında Müttefik Kuvvetlerce yapılan çıkarma harekâtıyla başlar ve hemen ertesinde Arıburnu Cephesi kuvvetleriyle birleşir.

Müttefik çıkarmalarının başladığı 25 Nisan 1915 tarihinden itibaren Ağustos ayına kadarki dört aylık süre içinde Seddülbahir ve Arıburnu Cepheleri’nde ilerleme sağlayamayan İngiliz Komutan üçüncü bir cephe açma yolunu seçer.
6 Ağustosta başlayan Anafartalar çıkarması Bomba Tepe çatışmaları ile son bulur. Bomba Tepe’deki çatışmalar ise 29 Ağustos tarihine kadar sürer ve Bomba Tepe taarruzu, Çanakkale’nin son büyük muharebesi olur. Yarımada’da bu tarihten sonra ciddi bir çarpışma yaşanmaz, muharebeler siper savaşı şeklinde devam eder.
8-9 Ağustos 1915 günü Albay Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı olarak atanır ve buradaki muharebeleri sevk ve idare eder. 10 Ağustos Conkbayırı muharebelerinde bir şarapnel parçası Albay Mustafa Kemal’in sol göğsüne çarpar, sol göğüs cebindeki saat, şarapneli karşılar ve Albay Mustafa Kemal’i mutlak bir ölümden kurtarır.
Özellikle Conkbayırı savaşlarında büyük kahramanlık gösteren Esat Paşa, Kaymakam(Yarbay) Mustafa Kemal’in Anafartalar Cephesi‘nde zafer kazanmasında büyük bir paya sahiptir. Çünkü Albay Mustafa Kemal’in Anafartalar Komutanlığı’na atanmasını sağlamış ve onun burada yeteneğinin görülmesi ve dünyaca tanınan bir asker olması bu sayede mümkün olmuştur.
Kara Harekâtı Safhasının Sonucu
Ağustos sonuna kadar devam eden muharebeler sonunda İtilaf Kuvvetleri kritik bir arazi olan Conkbayırı’nı ele geçiremez ve Çanakkale’den geçerek İstanbul’u işgal etme emelleri suya düşer. Bunun sonucunda İtilaf Devletleri 9 Ocak 1916’da Gelibolu Yarımadası’nı tamamen boşaltmak zorunda kalırlar. Bu muharebeler Albay Mustafa Kemal’in Anafartalar Kahramanı olarak dünyada tanınmasını sağlar.
Kara Harekâtı Safhası’nın “Osmanlı(Türkler)’nın Zaferi” ile Sonuçlanmasının Sebepleri
-Mehmetçiğin, isimsiz kahramanların ve kolordu komutanından takım komutanına kadar tüm komutanların şehitlik mertebesine erişmek için kahramanca ölesiye savaşmaları
-Seddülbahir cephesinde, Yahya Çavuş’un 25 Nisan 1915 sabahı Ertuğrul Koyu’nda 3.000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini, komutasındaki 67 askeriyle durdurması ve işgal güçlerine ağır kayıplar verdirerek çıkarmanın bu bölgede başarısız olmasını sağlaması
-Arıburnu cephesinde, 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in Conkbayırı’nda 25 Nisan 1915 sabahı cephenin en kritik anında inisiyatifini kullanarak 57. Alay’ı muharebeye sokması
– 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 sabahı Conkbayırı’nda, geri çekilen askerleri yatırıp, süngü taktırması ve onlara “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.” emrini vermesi
-57. Alayın ve Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni’nin şehit oluncaya kadar kahramanca savaşması
-3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın 25 Nisan 1915 günü ordu komutanından emir almadan insiyatifini kullanarak 19. Tümeni emrine alması ve sevk ve idaresini Yarbay Mustafa Kemal’e vermesi
– Mehmet Çavuş’un takımıyla mevzilerini koruması ve Cesaret Tepe’de Anzac taarruzlarını durdurması
– Düşmanın Çanakkale’yi geçememesinin sebebi, Yarbay Mustafa Kemal’in de yerinde tespit ettiği gibi… “Okumak bilenler ellerinde Kur’anı Kerim, Cennete girmeğe hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet çekerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur.”
İnancı, vatanı, bayrağı ve sancağı uğruna şehit düşen, Çanakkale Zaferinin onurunu bizlere yaşatan, Çanakkale’yi Türk’ün istiklal mücadelesine önsöz yapan ve “Çanakkale’yi Geçilmez” kılan tüm şehitlerimizin, gazilerimizin ve Çanakkale Harbi’ne katılan tüm asker ve komutanlarımızın aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Ruhları şad, makamları âli, mekânları Cennet olsun! Nur içinde yatsınlar!..
Yazımızı Milli Şairimiz Mehmet Akif (Ersoy)’in Çanakkale Şehitleri için yazdığı şu mısralarla bitirelim:
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor,
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe.” desem, sığmazsın.
Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana,
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana,
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
[1] Bu yazı açık kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
[2] Arıburnu cephesinde esas savunmayı yapan 27. Alay’ın Komutanı Yarbay Mehmet Şefik’dir. 57. Alay, 27. Alay’ı takviyeye gelmiştir.
[3] Anafartalar Muharebeleri’nin Kazanılmasında Anafartalar Grup Komutanı Kur.Alb.Mustafa Kemal’in Ayak İzleri ve Komutanlık Sanatı, Yrd.Doç.Dr. Yılmaz TEZCAN, 100’üncü Yılında Çanakkale Zaferi Sempozyumu, Harp Akademileri Komutanlığı, İstanbul, Nisan 2015
[4] Mustafa Kemal, Anafartalar Muharebatı’na Ait Tarihçe, TTK Basımevi, 1990 s.XXV
[5] https://canakkalemuharebeleri1915.com/genel/muharebe-alani-yer-isimleri/ariburnu/252-cesaret-tepe1915
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
Okunma: 695
