Yorulan bir toplumun ihtiyacı

Reklam
Reklamı Gizle

Yorulan Bir Toplumun En Büyük İhtiyacı: Birbirini Hatırlamak

Hayatın temposu artık kimseye nefes aldırmıyor. Sabah başlayan telaş, gece bitmeyen düşüncelerle devam ediyor. İnsanlar artık sadece yorulmuyor; tükeniyor. Ekonomik sıkıntılar, geçim derdi, gelecek kaygısı derken toplumun üzerinde görünmeyen ağır bir yük oluşmuş durumda.

Bir yandan dünyada savaşlar, krizler, siyasi gerilimler… Diğer yandan kendi ülkemizde her gün değişen gündemler… Sosyal medya çağında herkes her şeyi biliyor ama kimse kimseyi gerçekten duymuyor.

En acısı da ne biliyor musunuz?

İnsanlar artık birbirine dokunmayı unuttu.

Eskiden mahalle kültürü vardı. Kapısı çalınan evler, hâl hatır sorulan komşular, derdi paylaşan insanlar vardı. Şimdi aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirinin adını bilmiyor. Kalabalıkların içinde yalnızlaşan bir toplum hâline geldik.

Oysa bu millet zor zamanlarda birbirine omuz vererek ayakta kaldı. Depremde, selde, savaşta, acıda, sevinçte hep aynı şeyi yaptık: Birlik olduk.

Bugün de en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.

Birbirimizi yeniden hatırlamak…

Bir yaşlının duasını almak, bir çocuğun gözündeki umudu görmek, ihtiyaç sahibinin kapısını çalmak bazen büyük projelerden daha değerlidir. Çünkü toplum dediğimiz şey beton binalardan değil, vicdan sahibi insanlardan oluşur.

Son yıllarda özellikle gençlerin üzerindeki umutsuzluğu görmek insanı düşündürüyor. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimse gerçekten mutlu değil. Başarı var ama huzur yok.

Kalabalık var ama samimiyet eksik.

Belki de yeniden sadeleşmeyi öğrenmeliyiz.

Daha az kırmayı, daha çok anlamayı…

Daha az konuşup daha çok dinlemeyi…

Ve en önemlisi; birbirimizin acısına yabancı kalmamayı…

Çünkü bu ülke, zor zamanlarda ayağa kalkmasını bilen insanların ülkesi oldu hep. Bugün de aynı ruhu yeniden ortaya çıkarmaya ihtiyacımız var.

Gündem ne kadar ağır olursa olsun, umut hâlâ bu topraklarda yaşıyor.

Yeter ki birbirimizi kaybetmeyelim,değerlerimizi unutmayalım.

Kurban Bayramı; paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve gönüllerin birleştiği müstesna zamanlardan biridir. Bayramlar sadece takvimde yer alan özel günler değil, aynı zamanda millet olmanın ruhunu yeniden hissettiğimiz kıymetli anlardır.

Bugün bizlere düşen en büyük görev; birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek, ihtiyaç sahiplerini gözetmek, büyüklerimizi unutmamak ve çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olmaktır.

Aziz şehitlerimizin bizlere emanet ettiği bu vatan topraklarında, gazilerimizin fedakârlığını unutmadan; dayanışma ve vefa duygusunu yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü bu millet, zor zamanlarda birbirine omuz vererek ayakta kalmayı başarmış büyük bir millettir.

Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Başta şehit ailelerimiz, kahraman gazilerimiz ve kıymetli hemşehrilerimiz olmak üzere herkesin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

Bayramın; kırgınlıkların sona erdiği, gönüllerin birleştiği, umutların yeniden yeşerdiği güzel günlere vesile olması dileğiyle…

“Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Sözlerimi paylaşma ve birlikte düşünme şansı verdiğiniz için minnettarım. Bir sonraki buluşmamıza kadar sağlıklı ve güzel günler dilerim.”

Kalın sağlıcakla  …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!