Bir teşekkür bir talep
İlçemize yeni atanan Kaymakam Mustafa Yılmaz, geçmiş kaymakamlara hiç benzemiyor. Halkla iç içe olmaya özen gösteriyor, STK’ları, siyasi partileri ziyaret ediyor kısacası samimi bir halk adamı profili çiziyor. Böyle olunca; muhatapları da kaymakamın bu içtenliğine güvenerek kronik hâle gelmiş sorunların çözümünde kendisinden destek istiyor.
(Kazan Postası internet sitesinin editörü Numan Göktaş’ın kaleme aldığı “Bir gelenek, idari bir kararla ortadan kalkar mı?” yazısını okuyarak konu hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.)
Cenazelerde yemek verilmesi uygulamasının kalkması önerisini gündeme getiren Muhtarlar Derneği Başkanı Atankey Kubat’ın bu önerisi sonrası Kaymakam Mustafa Yılmaz konuya el attı. Süreç nasıl gelişir, sonuç ne olur, zaman gösterecek.
Gelelim diğer mevzuya…
İlçemizde cenazelere emekli imamlarla beraber görevde olan imam bolluğu yaşanıyor. Sıradan bir vatandaş olarak ben bu durumu, din görevlilerinin cenaze hassasiyeti olarak yorumluyordum, ta ki görevdeki bir din görevlisi beni aydınlatıncaya kadar. Din görevlisi arkadaş; “Cenazeye katılan imam arkadaşlar görev almak için rekabet ederler çünkü görev almak demek, cenaze sahibinden zarf almayı beraberinde getirir. Bunun için bazı imamların grubu bile vardır. X hocanın grubunda herkesin görevi vardır; biri Yasin okuyacak, biri mevlit okuyacak, biri ilahi okuyacak. Kısacası, bir sektör kurulmuş. Kurulan adı konulmamış bu sektör, cenaze sahiplerini imamlara zarf verme mecburiyetinde bırakıyor, sade vatandaş da bu uygulamayı dinin bir emri sanıyor ve “Hocanın hakkıdır yahu!” algısı sonucunda da bu zarf ticaretine kimsenin sesi, soluğu çıkmıyor. Tabi, bu işte en mutlu olan taraf, cenaze üstünden para kazanan “sözde imamlar.” Kıdemli bir imam arkadaşa, “Hocam, devir parası imama düşer mi? demiştim; bana gülerek, “Musa hocam, ben devir parasını yemiyorum, arabaya yakıt alıp, yakıyorum.” demişti. Nitekim görevdeki başka bir imam arkadaş, “Bugün mahallemde cenaze vardı, emekli olan ve hâlen görevde olan imamları saydım tam elli altı kişiydi. Yok böyle bir şey!” diye tepki göstermişti. Cenaze A mahallesinde… D mahallesinde görev yapan imamın, namaz vakti görevini yapıp, A mahallesindeki cenazeye yetişme şansı yok! Peki, cenazede nasıl bulunuyor? Malum cenaze namazları öğle ya da ikindi namazı sonrası kılınır. Cenaze namazından önce camide Kur’an tilaveti, mevlit icrâsı ve ilahi/kaside okuması yapacak olan imamın kendi görev mahallinde bulunma ihtimali kalmıyor. A camiinde görevli imamın D mahallesindeki cenazeye katılması için geriye tek ihtimal kalıyor; izinli olması! Bu işi meslek edinen imamın her cenaze için izin almasına izin süresi yetmez.
Cenazelerde yemek verilmesi uygulamasının kaldırılması konusunda İlçe Müftümüz Abdullah Yalman’ın kaleme aldığı yazı, alınan idari karara önemli bir destek niteliği taşımaktadır. Sayın Müftümüz, cenaze sahibinin yemek vermemesinin dini dayanaklarını da açık ve anlaşılır şekilde izah etmiştir.
Bu konuda gösterilen hassasiyetin, cenaze üzerinden menfaat sağlamaya çalışan kişilere karşı da sürdürülmesini bekliyoruz. Cenaze sahibinin acısını göz ardı ederek bu durumu çıkar aracı hâline getiren uygulamalara son verilmesi, bu konuda aktif görev yapan imamlara gerekli uyarıların yapılması ve benzer tutumları sürdüren emekli imamların da görevli imamlar aracılığıyla uygun şekilde ikaz edilmesi yönünde adım atılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Nitekim, cenaze defnedildikten sonra mevta için Kur’an okuyup bunun karşılığında para alınması da ne sünnette ne de Kuran’da karşılığı olan bir uygulamadır. Tabi konu para, menfaat olunca Allah’ın emirleri, Peygamberin sünneti terk edilebiliyor. Oysa ki Allah kitabı Kuran’da “Ölülere işittiremezsin!” diyerek, ölen kişinin dünya ile bağının bittiğini net bir şekilde ifade etmiştir.
Kaymakamımızın cenaze sahiplerinin üzerindeki yükü kaldırmak için aldıkları tavsiye kararını destekliyorum. Bu vesileyle, cenaze sahiplerinin üzerinde olan diğer bir yük olan “menfaat sağlayan imamlar” uygulamasına da son verilmesi için adım atmasını talep ediyorum. Cenazelerde yemek uygulaması bir gelenek olduğu için sonuçlarına idarelerin direk bir müdahalesi olamayabilir ama cenazelerde “menfaat sağlayan imamlar” uygulamasına ilçenin en üst amiri olarak Kaymakam Bey son verebilir diye düşünüyorum.
Görevini hakkıyla yapan, cenazelere Allah rızası için katılan, menfaat derdi olmayan imam arkadaşlarımın bu yazı ile uzaktan yakından alakası yoktur.
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aitir
Okunma: 382

Teşekkür ederim musa hocam. Ne devir çevirme var, nede mezarlıkta luran okuma. Üstalik para ile kuran okuyanların imanından şüphe etmek lazım. Kuranı kerim ölüler için indirilmemiştir. Yaşayanların okuyup anlaması ve hayatlarına çeki düzen vermeleri için indirilmiştir. Ne yazıkki mezarlık kitabı halıne getirildi…