Hac bir mekteptir
“Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramını giyerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek, kavga etmek yoktur. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. (Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvâdır. Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının.”(Bakara 197)
Milyonlarca Müslümanın hasretiyle yandığı Mekke’de Kabe’de, geldikleri memleketlerin Allah katında elçileri, heyetleri olan hacı adaylarımız Arafat heyecanıyla maneviyatın zirvesini yaşıyorlar.
Çünkü haccın esası olan Arafat günü gelmektedir.
Hac bir mekteptir.
Hac takva derecesine ulaşmanın okuludur.
Hac bir eğitim faaliyetidir.
Hacca gelen Müslümanlar öncelikle nefislerini eğitmeyi öğrenirler/öğrenmelidirler, öncelikle kendilerinin kusurlarının farkına varmalı, kusurlarından temizlenmeli ve bir daha o hataları yapmama konusunda Allah’la yeniden sözleşmeye gelirler adeta.
Hac Arafattır, Arafat ise bilmektir, tanımaktır, tanışmaktır, bilişmektir ve buluşmaktır. Allah’ın kulları olan ümmetle tanışmadır.
Arafat kendi nefsinle yüzleşmektir.
Arafat vakfedir, hac Arafat’ta vakfedir. Vakfe durmak demektir, durmayı bilmek demektir, nerede duracağını bilmek demektir. Nefsini durdurmayı öğrenmek demektir. Vakfe durulanmak demektir, bütün manevi kirlerden durulanmak demektir. Çünkü vakfe zamanına kadar hacılarımız umrelerle, ibadetlerle, tesbihatlarla ve istiğfarlarla adeta ön yıkamalarını yapmakta, ilk temizliklerini yaptıktan sonra, arife günü Arafat Vakfeye durarak son durulanmayı, manevi durulanmayı yapacağız inşallah.
Çünkü Arafat’a kadar olan ibadetlerde çektiğimiz yorgunluklar, zorluklar ve döktüğümüz terler günahlarımızın dökülmesinin bir göstergesidir, Arafat vakfesinde dökeceğimiz gözyaşları ve akıtacağımız terler son durulanmanın yapıldığı an olacak inşallah.
Rabbim tüm hacılarımıza buradan Hz Ebubekir’in sadakatini, Hz Ömer’in adaletini, Hz Osman’ın iffet ve hayasını, Hz Ali’nin ilim ve cesaretini/şecaatini yani Hz peygamberin ahlakını kuşanarak dönmeyi nasip eylesin ve bundan sonraki hayatımızdan da bu ahlaki vasıflarla yaşamayı yani hacı olduğumuz gibi hacı kalabilmeyi ve en sonunda hacılık makamına layık bir şekilde Hacı ölebilmeyi Mevlam nasip eylesin.
Buradaki dualarımızda kendimize, ailemize, milletimize ve ümmeti Muhammed’e, mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimize dualar ediyoruz, etmeye devam ediyoruz ve en büyük duamız:
“Ya Rabbi bizi bilen, tanıyan arkadaşlarımız dostlarımızdan kim bizden hangi konuda dua etmemizi ümit ediyorsa o kardeşlerimizin gönüllerinden geçen hayırlı muratlarını kendilerine ihsan eyle”
Mekke-i Mükerreme’den selam ve dualarımla.
Okunma: 49
