GELİN VE DAMAT KINASI-KINA GECESİ
Kız isteme ve nişandan sonra sıra kına gecesine gelmiştir. Bu da önemli törenlerdendir. Mutlaka yapılmalı fakat abartılmamalıdır.
Günümüzde erkek kınası diye bir tören yapılmamakta ya da sırf yapmış olmak için yapılmaktadır. Genellikle damadın evinde belirli bir kuralı ve formatı olmayan gelişi güzel bir tören yapılmaktadır. Köylerde yapılanların da belirli bir formatı yoktur. Çokça silah atılmaktadır.
Kız kınası adı altında kızın kız arkadaşları ve akrabalarının katılımı ile bir salonda veya kız evinde bir tören yapılmaktadır. Ancak burada yapılanların geleneksel kına törenleri ile hiç bir alakası olmadığı gibi, neyin yapıldığı da pek anlaşılamamaktadır. Kına gecesi adı altında her türlü çılgınlık yapılabilmekte, bir ara damatta salona alınarak çılgınlıklara o da dahil edilmektedir. Ayrıca gösteriş için kına gecesine katılanlar kıyafet yarışına girerek, israfa neden olmaktadır. Çünkü bu gecede sadece bir gün giyilebilecek fantezi kıyafetler giyilmektedir.
Tüm bu israf ve çılgınlıklardan kurtulmak, geleneklerimize uygun daha milli ve daha yerli bir kına gecesi yapmak pekala mümkündür. Öncelikle damat ve gelin kınası ayrı ayrı yapılmalıdır.
Kız (Gelin) Kınası
Genellikle düğünden bir gün önceki akşam, kız evinde veya bir salonda gelin kızın kız arkadaşları ve iki tarafın akrabalarının katılımı ile kadınlar arasında yapılabilir. Gelin kız, kız arkadaşları ve akrabalarından yarenleri nişanda olduğu gibi bindallı (harbala) elbiselerini kına elbisesi olarak giyebilirler. Gelin kızın başına kırmızı bir pullu örtülerek diğerlerinden ayırt edilir. Kına gecesinde geline usulüne göre türkülerle manilerle kına yakılır, gelin ağlatılacaksa ağlatılır, oynanır, eğlenilir, oyun (teatral) çıkarılır. Kadınlar tabiri caizse burada tüm kurtlarını dökerler. Ancak bunlar çılgınlık derecesine varmadan belli bir edep dahilinde yapılır.
Erkek (Damat) Kınası
Genellikle düğünden bir gün önceki akşam (kız kınası ile aynı akşam veya farklı bir akşam), oğlan evinde veya bir salonda damadın erkek arkadaşları ve iki tarafın akrabalarının katılımı ile erkekler arasında yapılabilir. Damat, arkadaşları ve akrabalarından yarenlerinin takım elbise giymiş olarak törene katılmaları törenin resmiyeti gereği uygun olacaktır. Damadın sağ koluna kırmızı bir pullu bağlanarak diğerlerinden ayrılır. Kına gecesinde damada usulüne göre türkülerle manilerle kına yakılır, oynanır, halay çekilir, eğlenilir. Ancak bunlar yine çılgınlık derecesine varmadan belli bir edep dahilinde yapılır. Damada kına yakıldıktan sonra imam kınanın hayırlı olması için dua eder, davetlilerde amin derler. Köylerde yapılan kına gecelerine davul zurna ekibi getirilebilir ve Sinsin ateşi yakılabilir.
Damattan yaşça küçük akraba çocuklarından bir delikanlı (damattan birkaç yaş küçük) da sağdıç olarak belirlenir. Takım elbise giyer ve sağ koluna yeşil bir pullu bağlanarak sağdıç olduğu anlaşılır. Kına ve düğün boyunca damat nereye giderse sağdıçta damatla beraber hareket eder. Bu vesile ile kına ve düğün adetlerini öğrenmiş olur.
Günümüzde her köyde bir köy konağı bulunmaktadır. Bu konaklarda kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı salonlar bulunmaktadır. Köylerde kına geceleri bu salonlarda aynı anda ayrı ayrı yapılabilir. Ancak köylerde yapılan kına gecesi ve düğünlerde çokça silah atılmaktadır. Kaymakamlıklar, jandarma, polis, köy (mahalle) muhtarları ve düğün sahipleri buna fırsat vermemelidir. Alınacak tedbirlerle hem müessif kazaların önüne geçilecek, hem gürültü kirliliğine mani olunacak, hem de mermi israfının önüne geçilmiş olacaktır. Son günlerde bu konuyla ilgili tedbirler alınmış olmasına rağmen, kurallar delinmektedir. Sıkı bir şekilde takip edilmelidir.
Damat Çıkarma/Gelin Alma
Günümüzde neredeyse bu adet hiç uygulanmamaktadır. Oysa bu oldukça önemlidir. Sonuçta gelin ve damat ilk defa baba evinden ayrılarak yeni bir hayata tek başlarına devam edeceklerdir. Günümüzde genellikle hiç bir erkek evlendikten sonra baba evinde yaşamaya devam etmemektedir. Gelin alındığı gibi damatta çıkarılmalıdır.
Günümüzde genellikle düğün günü bir koşuşturmayla geçmektedir. Damat ve gelin, gelin başı yaptırmak için sabahtan kuaföre gitmekte, oradan da resim çektirmek için uygun ortamlara geçmektedirler. Ya fotoğraf alanından doğruca düğün salonuna gitmekte, ya da acele ile eve uğrayıp bir telaşla evden ayrılarak düğün salonuna geçmektedirler.
Oysa, bu önemli günde tüm hazırlıklar asgari düğün saatine bir-iki saat kala bitirilmeli, damat kendi evine, gelinde kendi evine gitmelidir. Önce damat babasınının evinde annesi, babası ve kardeşleri ile helalleşerek ve ellerini öperek vedalaşmalı ve imamın yapacağı bir dua ile baba evinden ayrılmalıdır.
Baba evinden ayrılan damat yanına ailesini de alarak kız evine gelini almak üzere gitmelidir. Gelin babasının evinden annesi, babası ve kardeşleri ile helalleşerek ve ellerini öperek vedalaşmalı ve imamın yapacağı bir dua ile baba evinden ayrılmalıdır. Bu kapsamda gelin, geleneklerimize uygun olarak davul zurna eşliğinde evden alınarak düğün mekanına/salonuna götürülebilir.[1]
Selam ve dua ile…


[1] Fotoğraflar Numan Göktaş’ın Murtazaabad’dan Kazan’a adlı kitabından alınmıştır.
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
Okunma: 5449

Muhterem hemşerim. Şöyle bir ahh çekerek bizleri koylerimizdeki eski kına geceleri ve nişan günlerine götürdün. Çok güzel günlerdi o günler şimdiki nisanlarda ve kına günlerinde o günlerin tadını ve güzelliği ni bulamiyorsun. Benim de hiç hoşlanmadığım ve sanki köy düğün ve nisanlarin olmazsa olmazı gibi binlerce liralık mermi atilmasi hem fuzuli bir israfa hemde Allah göstermesin elim bir kazaya sebebiyet vermektedir. Bu konuda hemşerilerimizin daha duyarlı davranması dilek ve temennisi ile birlikte yazılarınızın devamını beklerim.