KIZ İSTEME-SÖZ KESME-NİŞANLANMA
Kahramankazanlı hemşerilerim, bu yazımdan itibaren kız istemeden başlayarak, düğüne kadarki süreci anlatan Sinsinli Düğün modelini anlatmaya çalışacağım. Umut edelim ki; bu yazılarım ve bu model ailenin temellerinin sağlam atılmasına ve boşanmaların azalmasına katkı sağlamış olsun.
Günümüzde Kız İsteme ve Söz Kesme Şekli
İslam inancına göre “Evlenmek isteyenlerin beraberlik ve mutluluklarına katkısı düşünülerek evlenme öncesinde görüşmeye izin verilmiş, hatta teşvik edilmiştir.”[1] Bu nedenle geleneksel evlilik adetleri arasında “kız görme” adeti de bulunmaktadır. Bu kapsamda, damadın yakınları gelin adayını önceden görürler, eğer beğenirlerse bir şekilde damada da gösterip (yanında kızın bir yakını olduğu halde), onunda onayını aldıktan sonra kız istemeye gidilir.
Ancak bazı yörelerde kız ya da erkeğin fikrini sormadan, “görücü usulü” ile anne ve babanın (özellikle babanın) beğendiği birisi ile evlenmenin dayatıldığı da olmuştur. Hiç kimse tarafından tasvip edilmeyen bu yönteme, günümüzde fazlaca rastlanmamaktadır.
Günümüzde, genellikle kız ve erkek uzun bir flört dönemi yaşamakta, sonunda ya ayrılmakta ya da evlenmeye karar vermektedirler. Ayrılma ile biten durumlarda çoğu zaman birçok toplumsal ve psikolojik travmalar da yaşanmaktadır. Evlenmeye karar vermişlerse, genellikle erkek evlenme teklifinde bulunmakta ve bir söz (nişan) yüzüğü takmaktadır. Hatta günümüzde bu durum iyice abartılmakta, erkekler evlilik teklifi için özel mekan ve programlar hazırlamaktadır. Bu işi organize eden firmalar kurulmaya başlanmıştır. Sadece evlilik teklifi için erkekler yüklüce bir ödeme yapmak zorunda kalmaktadır. Bu şekilde bir törenin geleneklerimizde de hiç bir yeri bulunmamaktadır. Sırf batı kültürü taklit edilerek oluşturulan bu tören, birçok zaman ve para kaybına neden olmaktadır.
Evlilik teklifinden sonra durumdan ailelerini haberdar ederek, bu sefer de kız ve erkek ailelerine bu durum dayatılmaktadır. Anne ve babaya söz hakkı tanınmamaktadır. Bu aşamadan sonra da anne ve babanın, gelin ya da damat adayını beğenmeme gibi bir şansları ve lüksleri kalmamaktadır. Onlara bir söz hakkı verilmemekte, sadece defakto bir durumu onaylama durumunda kalmaktadırlar. Yani onay değil bilgi makamı… Bundan sonra erkek tarafı damadı da yanlarına alarak kızı istemeye gider, usulen kız istenir, söz yüzükleri takılarak söz kesilir.
Ailelerin onayı alınmadan bu şekilde yapılan evliklerin süresi çok kısa sürmekte, boşanmaların çoğu bu tür evlenmeler sonucunda olmaktadır. Evlendikten birkaç ay, ya da bir kaç yıl sonra boşanmalar gerçekleşmektedir. Birbirlerini çok sevdiklerini söyleyen, aşık olan ve severek evlenen bu gençler, hayatın gerçekleri ile karşılaşınca aşkları kısa zamanda sönmekte, ailede bir takım huzursuzluklar başlamakta ve evlilik ayrılmayla sonuçlanmaktadır. İstatistik sonuçları da bu yöndedir. Yapılan araştırma sonuçları, pahalı evliliklerin, aşk evliliğinin ve flört sonrası evliliğin boşanmaları artırdığını göstermektedir.[2]
Çekirdek aile; anne, baba ve çocuklardan meydana gelen bir kurumdur. Ailede anne ve babayı devre dışı bırakırsanız sistem çalışmaz, iflas eder. İnsan tek başına yaşayamaz, bir şekilde ailenizle birlikte yaşayacaksınız. Onların tecrübelerini ve beğenilerini dikkate alacaksınız ki evliliğe sağlam bir temel atarak başlayabilesiniz…
Karma Usulle Kız İsteme ve Söz Kesme
Kız istemede alternatif bir yöntem karma usul… Kız isteme ve evlilikler karma usulle yapılırsa (görücü+ gençlerin beğenmesi), aileler daha sağlam kurulur ve boşanmalar daha aza indirilebilir.
Kız ve erkek, makul ölçüler içerisinde belirli bir süre (bu süre çok uzun olmamalı) birbirlerini tanımalı, eğer evlenmeye karar verirlerse durumu ailelerine açmalıdır. Aileler de kız veya erkeği görmeli, biraz araştırmalı hayat tarzları kendi ailelerine uymuyorsa, görüşlerinin olumsuz olduğunu kız ya da erkek çocuklarına bildirmelidir. Kız ve erkek çocuklarda bu durumu makul karşılayarak, her işte bir hayır vardır diyerek önlerine bakmalı ve başka adayları değerlendirmelidir.
Bazen de anne ve baba beğendikleri bir adayı kız veya oğlanlarına göstermeli, onların görüşleri olumsuz ise anne ve baba durumu makul karşılamalı, dayatmamalı ve başka adaylara bakmalılar. Her iki durumda da iki tarafında reddetme ve onaylama yetkileri olmalı, bu kartlarını kullanabilmelidirler.
Her iki tarafında (kız ve erkek tarafı ile damat ve gelin adayları) görüşü olumlu ise erkek tarafı damatla birlikte kızı istemeye gitmelidir. Evlilik Allah’ın (c.c.) emri Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetidir. Aile kutsal bir yuvadır. Bu nedenle kızı isteme grubu içerisinde bir imam ya da dua yapabilecek birisi bulundurularak sözün kesilmesini müteakip, yüzükler takıldıktan sonra aile gibi kutsal bir kurumun temellerinin sağlam olması için dua yapılarak törene son verilmelidir. Önceleri Murtazaabad/Kahramankazan köylerinde böyle bir geleneğin olduğu, söz kesildikten sonra “dua” denilen bir tören yapılarak, yüzükler takıldığı bilinmektedir. Son yıllarda bu gelenek maalesef terk edilmiştir.
Bu safhadan sonra gelin “gelin kız” olmuştur ve nişanlılık dönemi başlamıştır. Henüz nikah olmadığından nişanlılar davranışlarına dikkat etmeli, nişanlılığı sulandırmamalı, bekar bir insanın yapamayacağı şeyleri nişanlılık döneminde de yapmamalı ve nişanlılık dönemini mümkün mertebe kısa tutmalıdırlar.
Kız isteme ve söz kesme yukarda anlatıldığı şekilde yapılırsa inanıyorum ki; nişanlılık, düğün ve evlenmeye giden yolun taşları sağlam döşenecek ve yapılan evlilikler daha sağlam ve uzun süreli olacaktır. Boşanmalar da azalacaktır.
Nişan ve Nişanlılık Dönemi
Nişanlılık dönemi tarafların (kız ve erkek tarafının) birbirlerini tanıdıkları bir dönemdir. Kız ve erkek bu dönemde birbirlerini daha iyi tanıyarak, evlilik öncesi kafalarındaki sorun ve soruları gidermeye çalışırlar. Aslında evliliğin sağlam olması için nişanlılık dönemi son derece önemlidir. Ancak bu süre fazlaca uzatılarak sulandırılmamalıdır.
Günümüzde çoğu ailelerde nişan adı altında bir tören yapılmamaktadır. Söz kesme merasimi sırasında nişan yüzükleri aile içerisinde takılmakta, düğüne kadar iki tarafın akrabaları damat ve gelin adayını hiç görmemektedir. Aslında yakın akraba ve yakın arkadaşların katılımı ile kız evinde yapılan nişan töreni, iki tarafın akrabalarının birbirlerini tanıması açısından bir fırsattır.
Bu maksatla kız evinde toplanılır, yemekler yenir ve eğlenilir. Eğer söz kesmede sadece “söz yüzüğü” takılmışsa nişan töreninde de nişanlılara “nişan yüzükleri” takılır. Törene katılan imam da bir dua okur. Bundan sonra gelin kıza getirilen hediyeler takdim edilir. Ancak ekonomik şartlar ve zaman darlığı nedeniyle nişan töreni yapılmayabilir.

Nişan Kıyafeti Bindallı (Harbala)
Nişan törenine katılanları “Ne giyeceğim?” derdinden kurtarmak, kıyafet israfını ve gösterişini önlemek maksadıyla, gelin kız ve gelin kızın yakın arkadaşları ve akrabaları arasındaki yarenleri, geleneklerimizde de olduğu üzere bindallı (harbala) diye adlandırılan elbiseyi giyebilirler. Bindallı giyenler bellerine gümüş kemer takarlar. Böylece daha yerli ve daha milli bir nişan kıyafeti ile tören gerçekleştirilebilir. Modacı ve stilistler elbisenin orijinalliğini bozmadan farklı renk, motif ve desenlerde bindallı kıyafeti geliştirerek genç kızların beğenisine sunabilirler. İsteyen ve yetişkin olan her genç kız bir bindallı elbisesi tedarik ederek nişan, kına gecesi ve düğünlere bu kıyafetle katılabilir.[3]
Selam ve dua ile…
[1] Hayreddin Karaman, Prof. Dr., Aile İlmihali, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011
[2] https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/bosanma-riskini-artiran-10-sasirtici-neden-41739094, Cemile Gelgeç
[3] Fotoğraflar, Numan Göktaş’ın Murtazaabad’dan Kazan’a adlı kitabından alınmıştır.
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.



Selamin Aleyküm
Bu ve bundan onceki yazilariniz icin oncelikle tesekkur eder, ailenin önemi ve evliliğin sağlam temeller üzerine atılması için yazdığınız bu yazının topluma ve gençlere örnek olması ve ışık tutmasını temenni ederim. Damadınız Mustafa Cav.
Muhterem hemşerim. Keşke eski gele ne ek ve görenekleri mize göre yapılsa bütün Nişan ve düğünlerimiz. Doğrusu o günleri özlüyor ve arıyoruz. Zamanımızda gençler eş ararken artık ebeveynlerini ikinci plana atıyorlar. Dizinde dediğiniz gibi evliliklerde kısa sürede son buluyor. Anne ve baba duasını almadan yapılan evliliklerde mutluluk bulmak hayalden öte gitmiyor. Dilerim bundan sonra gençlerimiz aile büyüklerine danışarak onların bilgi ve birikimlerin den istifade ederler de aile boyu saadete ererler. Selam ve dua ile.
Sevgili hemşerim. Yazinizla bizleri eski düğün ve nişan merasimleri ne götürdünüz. Bütün akrabaların bir arada neşe ve mutluluk içinde eğlendikleri o güzel ortamları arar olduk. İnşallah günümüz gençleri bu yazınızı okurlar da bir ders çıkarırlar. Allah’a emanet olun.