Ahi Sultan Hacı Bayram-ı Veli
Hacı Bayram Veli’nin Hayatı ve Düşünce Dünyası
1350’de Ankara Solfasol köyünde doğan Hacı Bayram-ı Veli, medrese eğitiminin ardından Ankara’daki Melike Hatun’un yaptırdığı Kara Medrese’de müderrislik yapmış, daha sonra Somuncu Baba’ya intisap ederek(1393-1412) tasavvufi terbiyeden geçmiştir. 1415’te kendi tekkesini kurarak Bayramiyye tarikatını tesis etmiş, 1427 yılında kendi adını taşıyan camiyi yaptırmıştır. Birçok eseri olan Hacı Bayram-ı Veli, eserlerini saf Türkçe ile yazmıştır. Akşemsettin talebelerindendir. Sultan II. Murat’a İstanbul’un oğlu Mehmet tarafından fethedileceğini müjdelemiştir.1429’da Ankara’da vefat eden Hacı Bayram-ı Veli’nin türbesi, Ankara’da kendi adını taşıyan caminin bitişiğinde bulunmaktadır.
Onun tasavvufi düşüncesinde el emeği, helal kazanç ve toplumsal dayanışma temel ilkelerindendir. Bu yönüyle Hacı Bayram-ı Veli’nin görüşleri Ahilik değerleriyle örtüşmektedir. Müritlerini ziraat, el sanatları ve ticaret gibi faaliyetlere yönlendirmiş; onlara üretken ve toplumla iç içe bir dervişlik anlayışını benimsetmiştir.
Hacı Bayram Veli-Ahilik İlişkisi-“Ahi Sultan” Meselesi
Hacı Bayram-ı Veli’nin Ahilikle ilişkisi konusunda tarihçiler arasında görüş birliği olmamakla birlikte, birçok kaynak onun “Ahi Sultan” unvanıyla anıldığını kaydeder.
Bu unvan, iki şekilde yorumlanmaktadır:
1.Doğrudan Ahi Şeyhi olarak, teşkilatın yönetiminde aktif rol almış olması,
2.Ahilik değerlerini tarikatında yaşatması nedeniyle mecazi anlamda “Ahi Sultan” olarak görülmesi,
Her iki durumda da Hacı Bayram-ı Veli’nin Ahilikle güçlü bir irtibat kurduğu ve bu gelenekten beslendiği açıktır.
Hacı Bayram-ı Veli’nin yaşadığı dönemde (1350-1429) Ankara, Anadolu’nun güçlü Ahi teşkilatlanmalarından birine sahiptir.[1] Selçuklu, Moğol-İlhanlı ve Osmanlı el değiştirmesinden yaklaşık bir asır sonra Hacı Bayram-ı Veli tekke ve zaviyesinin 1415’te inşasıyla birlikte, aynı antik tepe üzerinde, Ahi Yakup ve Ahi Tura mescit ve zaviyelerinin yükseldiğini görüyoruz.[2]
Ahi ismi taşıyan tarihi eserler, Ankara’da ahiliğin ne kadar etkili olduğunun açık göstergesidir. Bu yönüyle Ankara ahiler şehridir denilebilir. Ankara’daki Ahi eserlerinin Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin yaşadığı döneme yakın dönemlerde yapıldığını ayrıca müşahede etmekteyiz. Hacı Bayram-ı Veli bu Ahiler şehrinde tekkesini kurmuş ve tarikatını yaymıştır. Kendisi de ahiliğin prensiplerini tarikatında uygulamıştır. Dervişlerine el emeği ile geçinme, zanaat sahibi olma, tarımla uğraşma gibi Ahiliğin önemli prensiplerinden olan “alın teri el emeği” düsturunu bir öğreti olarak sunmuştur.[3]
Ahi medreselerinden birinde eğitim gören Hacı Bayram-ı Velide ilerleyen yıllarda Ahilerle bağlantısını ve dostluğunu devam ettirmiştir. Hatta Hacı Bayram-ı Veli’nin de önde gelen Ahi Şeyhlerinden olduğu ve “Ahi Sultan” unvanını taşıdığı söylenmektedir.[4] Hacı Bayram-ı Veli’nin bir Ahi Şeyhi olduğunu ve Ahi Sultan diye anıldığını birçok fikir ve ilim adamı da kabul etmektedir.
Ahilik teşkilatına mensup, hatta “Ahi Sultan” unvanıyla da anılan Hacı Bayram Veli’nin çağdaşlarının aksine sadece düşünüp söyleyen değil aynı zamanda düşüncelerini eyleme geçiren, hatta süreçlerin bizzat içinde yer alarak düşüncelerini hayata geçirmek için çabalayan ve sonuç alan eylemci bir kişiliğe sahip olduğu görülmektedir.[5]
Ankara’nın Ahi Sultanı Hacı Bayram-ı Veli’yi sadece Ankara’nın değil Anadolu’nun manevi liderleri arasında görüyoruz. Hacı Bayram-ı Veli Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasının mimarları arasında yer almıştır. Kendi adını taşıyan Hacı Bayram-ı Veli medresesi Ahi disiplini ve değerleri ile donatılmıştır. Ahilik ruh ve düşüncesi Ankara ve civarında hâkim olmuştur.[6]
Hacı Bayram-ı Velî, Ankara medreselerinden biri olan Kara Medrese’de müderrislik yapmış ve çok sayıda talebe yetiştirmiştir.[7] Osmanlı Döneminde, Ankara’nın, Hacı Bayram Tepesi’nde kendi adını taşıyan bir camii yapılmıştır.[8]Ankara halkını irşat ederek toplumsal barışın inşasına katkısını burada gerçekleştirmiştir. Hacı Bayram Veli toplumu irşat misyonunun yanı sıra, Ahi olarak geleneğe uygun şekilde, Anadolu birliğinin sağlanmasında da önemli roller üstlenmiştir.[9] Onun bu hâli, toplum ve devlet yöneticileri ile dönemin ileri gelenleri tarafından takdir edilmiştir.[10]Genel anlamda Ahilerin topluma yaptığı katkıları, “Ahi Sultan” Hacı Bayram Veli örneğinde somut biçimde gözlemlemek mümkündür.
Nitekim Şeyh Mehmed Şâfi Bayramî Melâmîleri’nin silsilesini anlattığı bir kasidesindeki şu beyitte Hacı Bayram-ı Veli’yi “Ahi Sultan” olarak nitelendirmektedir:
“Şeyh Hâmid ü Ahî Sultan Hacı Bayram-ı Veli Tâc ü hırkadan geçübdür ol Emîr-i rehnümâ”
Hacı Bayram-ı Veli’nin, “Hacı Paşa”, “Kapıcı başı”,“Bayram”,“Veli” gibi unvanlarının yanında “Ahi Sultan” unvanına da sahip olduğunu görüyoruz.[11]
Kendisi Çavuşbaşı, Müderris, Hacı vs. gibi unvanlarla anılırken “Ahibaşı” ve “Ahi” gibi bir unvanla anılması onun toplumdaki varlık sebebi ve hikmeti açısından kabul edilebilir gözükmektedir. Bazı kaynakların onu “Ahi Sultan” şeklinde adlandırması, yetiştiği sosyal yapıya uyum halinde katılmış olarak görülür.[12]
Sonuç
Ahilik, Anadolu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısında derin etkiler bırakmış bir teşkilattır. Ankara, bu teşkilatın en önemli merkezlerinden birisidir. Hacı Bayram-ı Veli’nin hayatı ve faaliyetleri, Ahiliğin değerleriyle büyük ölçüde örtüşmektedir. Onun “Ahi Sultan” unvanıyla anılması, sadece bir sıfat değil, dönemin toplumunun sosyal, ekonomik, kültürel ve dini yapısındaki rollerinin ifadesidir.
Dolayısıyla Hacı Bayram-ı Veli, yalnızca bir mutasavvıf değil; aynı zamanda Ahilik geleneklerinin yaşatılmasında, toplumsal dayanışmanın güçlenmesinde ve Ankara’nın dini-sosyal kimliğinin oluşmasında belirleyici bir şahsiyet olmuştur.
Ahiler ve “Ahi Sultan Hacı Bayram Veli” tarımı özendirerek köyü, zanaatı özendirerek şehri güçlendirmiş ve bu yerlerde dengeli bir hayatın yaşanmasına katkı sağlayacak büyük bir geleneğin oluşmasının yolunu açmıştır.
Dolayısıyla Hacı Bayram-ı Veli’nin yaşadığı dönemde Ankara’da Ahilik teşkilatının önemli bir etkiye sahip olduğunu, Hacı Bayram-ı Veli’nin de bir Ahi Dervişi olduğunu, Ahi Sultan namıyla anıldığını ve Ankara’nın yönetimine önemli katkılarının olduğunu, Ankara’nın manevi mimarı olduğu gibi, maddi mimarlığı konusunda da önemli katkılarının olduğunu söyleyebiliriz.
Bu kapsamda Ankaralıların Hacı Bayram-ı Veli’nin, Ahilik yönünü de tanımaları için, Hacı Bayram-ı Veli Meydanı ve Hacı Bayram-ı Veli Caddesi isimlerinin başına “Ahi Sultan” unvanının eklenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Selam ve dua ile…
[1]Vahit Göktaş, Hacı Bayram-ı Veli’nin Ankara’da Ahilerle İlişkileri, U.A. Hacı Bayram-ı Velî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Ankara, 2016
[2]Ethem Cebecioğlu, Hacı Bayram-ı Veli’nin Ahilikle İrtibatı III. Uluslararası Ahilik Sempozyumu, Kırşehir,2017
[3] Vahit Göktaş, a.g.e.
[4] Cevdet Yakupoğlu, Beylikler Döneminde Ankara, Ahilik ve Ankara, ABB yayınları, Ankara, 2023
[5]Ömer Faruk Yelkenci, Tarihsel Perspektifle Devletin Sivil Kurucuları: Ahiler ve Hacı Bayram Veli, Cihannüma Dergisi
[6] Yusuf Ekinci, Ahilik ve Hoşgörü, Ahilik ve Ankara Kitabı, ABB yayınları, 2023
[7]Cebecioğlu, E., Hacı Bayram Veli, TDV Yayınları, 2006
[8]Erol, A.F., Geçmişten Günümüze Ankara’nın Bir Kutsal Alanı: Hacı Bayram Tepesi, 2021
[9]Demirbaş, Ö., II. Uluslararası Hacı Bayram-ı Velî Sempozyumu, 3-4 Mayıs 2017, Akademiar Dergisi, sayı 3, s. 223-233.
[10]Kızıler, H., Osmanlılarda İlk Yerel Manevi Oluşum: Hacı Bayram Veli ve Bayramiyye Ekolunun Anadolu’ya Etkisi, A. Ü. Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi(OTAM), 32(32),s. 67-80, 2011
[11] Ethem Cebecioğlu, Hacı Bayram Veli, Muradiye Vakfı Yayınları s. 112-114
Abdülkerim Erdoğan, Ankara Ahileri ve Eserleri, s. 47
[12] Ethem Cebecioğlu, Hacı Bayram-ı Veli’nin Ahilikle İrtibatı III. Uluslararası Ahilik Sempozyumu, Kırşehir,2017
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
Okunma: 894


Değerli Komutanım; bu sayfandaki makalelerden Kahraman Kazan’ın tarihi ile ilgili çok faydalı bilgilere vakıf olmuştuk. Bu kez çemberi daha da genişletip, güzel başkentimizin manevî mimarlarının başında gelen Hacı Bayram Veli hazretlerini tarihi süreci ile iç içe çok güzel anlatmışsın. Çok istifadeli bir makale olmuş. Bu bilgiler ışığında, sayenizde, bundan sonraki Hacı Bayram Veli Camii ve Türbesi ziyaretlerim çok daha bilinçli ve manevî atmosferi daha yüksek olacak İnşallah. Sizi tebrik eder, sağlık ve afiyet içerisinde yeni köşe yazılarını hasretle beklerim. Sağlık, duâ ve muhabbetlerimle…
Sayın yazar ne güzel konulara parmak basıyorsunuz. Mayamızda olan güzellikleri gün yüzüne çıkartıp düşünce dünyamıza sunuyorsunuz. Allah razı olsun
Ahilik ilkeleri : el emeği, helal kazanç ve toplumsal dayanışma… ne güzel ilkeler!
Toplumumuzun neredwn nereye geldiğini şair ne güzel anlatmış;
Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat elinde tesbih, ağlıyor babaannem!
Orta kat annem mavs ve oynaşan aşıkları!
Alt katta kız kardeşimin tam tam da çığlıkları….!
Bu ne hazin ağaçtır ki bütün ufkumu tutmuş!
Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş!
Muhterem kardeşim kalemine ve emeğine sağlık. Sadece Ankara, nın değil güzide ülkemizin manevi şahsiyeti Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin ahilik ünvanının da olduğunu sayenizde öğrenmiş olduk. Verdiğin bilgiler için çok teşekkür eder aydınlatıcı ve bilgilendirici bazılarınızın devamı nı bekleriz. Allah’a emanet olun.