MURTAZAABAD/KAHRAMANKAZAN’LI TARİHİ ŞAHSİYETLER
İyi bir vatandaş yetiştirmede, onlara tarih bilinci kazandırmada ve milli benlik duygusunun gelişmesinde önemli bir yere sahip olan tarihî şahsiyetler, bir ya da daha fazla alanda kendini kanıtlamış, zaman ve mekân sınırlarını aşmış, toplum tarafından kabul edilmiş önemli figürlerdir. Tarihi şahsiyetler tarihte önemli işler başaran ve bu önemli işleri sayesinde ün kazanan, adları tarih boyu devam eden ve edecek olan kişilerdir.
Bir başka deyişle tarihi şahsiyet; doğup büyüdüğü yerin savunulması için canını ve kanını veren, doğup büyüdüğü yere kalıcı bir eser veya vakıf bırakan kişidir.
Tarihi şahsiyetler geçmişi anlamamıza, geçmişten ilham almamıza, kendi kimliğimizi tanımamıza ve tanımlamamıza, günümüz için dersler çıkarmamıza yardımcı olurlar. Geçmişin bu önemli figürlerini tanımak ve anlamak geleceğimizi şekillendirmek için gereklidir.
Murtazaabad/Kahramankazan tarihi ve dini şahsiyetler bakımından oldukça zengin olmasına rağmen, bu güne kadar üzerlerinde fazlaca durulmamış ve araştırılmamıştır. Bu nedenle bir çok Kahramankazan’lı tarafından da bu şahsiyetler bilinmemektedir. Oysa Murtazaabad/Kahramankazan sınırları içerisinde bir çok tarihi ve dini şahsiyet yaşamış, bunlardan bazılarının hizmetleri ve eserleri günümüze kadar ulaşmıştır.
Oğuz Türkmen boylarına yurt olan bölge Murtazaabad, “Turasan Şah Memleketi ve Vilayeti”, “Yeğen Bey Memeleketi” ve “Murtaza Hisar” adıyla anıla gelmiştir. Bölgeye ve ovaya adını veren “Murtaza Bey” ile Ahi Mahmud, Ahi İsmail, Oruç Şeyh, Şeyh Bahşayiş, Hacı Nasuh Bey, Seydi Ali, Ahmed Şeyh, Emir Yakub, Memib İshak, Kılavuz Fakih, Hasan Fakih, Sungur Seydi, Derviş Çavuş, Mehdi Şeyh, Ahi Aydın, Mihal Beyoğlu Ali Bey, Hamza Bey, Dil Şeyh gibi alperenler ve tarihi şahsiyetler hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır.[1] Ayrıca yöremizde adı geçen Emir Gazi Bey ve Sancar Bey gibi isimlere ait de fazla bir bilgi bulunmamaktadır.
Haklarında bilgi toplanabilen ya da haklarında tarihi bir kayıt bulunan veya eserleri bugüne kadar ulaşabilen, Cumhuriyet’e kadar bir dönem Murtazaabad’da yaşayan ve tespit edilebilen Murtazaabad/Kahramankazan’lı tarihi şahsiyetler:
-Turasan (Durasan) Bey(XIV.-XV. yy)-Tekke Köyü
-Yeğen (Turasan Bey’in Yeğeni) Bey(XV. yy)-Tekke Köyü
-Piri Paşa(XVII. yy)-Saray Köyü
-Kalenderoğlu Mehmed Çavuş(XVII. yy) -Yassıören(Yassıviran) Köyü
-Muslu Paşa ve Torunları(XVIII. yy)-Emirgazi Köyü
-Cafer Ağa-Hamdi Ağa-Sefer Ağa(XIX.-XX. yy)-Bitik-Saray-İncirlik Köyleri
– İbrahim Çavuş(1866-1938)-Güvenç Köyü
-Satı (Hatı) Kadın(Ağa)(1890-1956)-Kazan Köyü
-Ali Tunalı(1890-1975)-Sarıayak(Sayrak) Köyü
Bu isimlerin dışında, Murtazaabad’ın tarihi şahsiyetlerinden olan ve Milli Mücadele yıllarında yaşamış, Güvençli Mustafa Çavuş(Kara Mustafa) ve İmrendili Ali(Akgün) Efendi ile ilgili de fazlaca bir bilgi ve kayıt bulunmamaktadır. Rivayete göre; Ankara Murtazaabad Ovası’ndan Bitikli Cafer Ağa, Saraylı Hamdi Ağa, İncilikli Sefer Bey, Güvençli Kara Mustafa[2] ve İmrendili Ali Efendi (Akgün) Kuvay-ı Milliye’ye destek veren ve Mustafa Kemal Paşa’yı karşılamaya gidenler arasından ön plana çıkmışlardır.[3]
Bu şahsiyetler aynı zamanda Ankara’da ilk Kuva-yı Milliye teşkilatının öncülerinden idiler. Bunlardan Güvençli Kara Mustafa, Kurtuluş Savaşı’na katılarak kahramanlık göstermiş babayiğit bir kimsedir.[4] Güvençli Kara Mustafa savaşa katıldıktan sonra Mustafa Çavuş diye anılmaya başlar ve Ankara Kazıkiçi Bostanları(İskitler)’na yerleşir. Kara Mustafa(Çavuş), Güvenç’li İbrahim Çavuşla da akrabadır. Yiğit birisi olan Mustafa Çavuş, Hacıbayram Mahallesi’nin Kabadayısı olarak bilinir. O mahalledeki tüm kahvelerde tanınır ve namı yürür.[5]
Bir başka önemli şahsiyet Çimenin Hatice(1846/7-1928), Murtazaabad/Kazan Örencik(Virancık) Köyü’nden… Kendisi okuma yazma bilmez, devlette bir görevi de yoktur. Ancak devlete yıllarca hizmet edecek üç evladını, 1900’lü yılların başında İstanbul’a götürür, okutur ve yetiştirir. İki oğlunu askeri okullara gönderir, onlar orduya hizmet ederler. Kuvay-ı Milliye’ye tereddütsüz katılacak evlatlar yetiştirir. Üvey oğlu Ali, hem Osmanlı Ordusu’na, hem Milli Mücadele Ordusu’na hem de Türkiye Cumhuriyeti Ordusu’na 70 yıl hizmet eder. Cumhuriyet’in ilan toplarını ilk o ateşler. Bir dönem(1934-1939) Samsun milletvekilliği yapar. Ali Tunalı’yı Ali Tunalı yapan Çimenin Hatice’dir. Böyle bir ana, böyle bir kadın Kahramankazan’ın tarihi şahsiyetleri arasına girmeyi hak etmiyor mu?[6]
Görüleceği üzere, Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi, bu günkü Kahramankazan, geçmişteki Murtazaabad sınırları içerisinde bulunan köylerde yaşamış birçok tarihi şahsiyet bulunmaktadır. Tarihi şahsiyetlerin hemen hemen tamamı (Kalenderoğlu Mehmet hariç) yardımsever insanlardır. Servetlerinin tamamını veya bir kısmını kurdukları hayır vakıflarına bağışlamış ya da birçok yardım yapmış hayırsever insanlardır. Kurdukları vakıflarla yörenin yurt(vatan) haline gelmesine katkıda bulunmuşlardır. Çünkü vatanı vatan yapan unsurlardan birisi de orası için canını, kanını, terini, emeğini ve malını verenlerin varlığıdır.
Kahramankazan’lılar bu güne kadar bu şahsiyetlerden bihaber yaşamıştır. Oysa bu şahsiyetler o yörenin yurt(vatan) olması için kanlarını, canlarını, terlerini ve emeklerini veren insanlardır. Bu tarihi şahsiyetler, yöreyi imar, ihya ve iskân ederek, Murtazaabad’ın yurt olmasını sağlamışlardır. Bunlar, alperen, paşa, komutan, bey, derviş ve gazi olarak bu yörede yaşamışlardır.
Murtazaabad’da yaşamış tarihi ve dini şahsiyetlerle ilgili çok az kaynakta, çok az miktarda dağınık bilgiler bulunmaktadır. Bu tarihi ve dini şahsiyetleri anlatan müstakil bir kitap da bulunmamaktadır. Oysa Kahramankazan’ın özel bir kimliğinin olması, ancak tarihiyle bir bağ kurulmasıyla mümkün olabilecektir. Bir şehri şehir yapan unsurlardan birisi de onun tarihi şahsiyetleri ve tarihi eserleridir. Bu bağı sağlayacak enstrümanlardan birisi de Murtazaabad/Kahranmankazan’lı tarihi ve dini şahsiyetleri ve onların eserlerini anlatan bir kitap olacaktır. Böyle bir kitaba acilen ihtiyaç bulunmaktadır.
Yöre halkının çoğu bu tarihi ve dini şahsiyetleri bilmemekte ve tanımamaktadır. Bizler bu insanları bilmeli ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız ki Murtazaabad/Kahramankazan’lı gençler bu insanları tanısınlar ve unutmasınlar… Bu şahsiyetlerin izlerini bulup çıkarmak her Kahramankazan’lının görevi olmalıdır.
Selam ve dua ile…
[1] Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009
[2]Güvenç’li Mustafa Çavuş yazarın annesinin babaannesinin yeğeni(oğlan kardeşinin oğlu) olmaktadır. Güvenç’li İbrahim Çavuşla da akrabadır.
[3] BAYKURT, Burhanettin, Ankara Akıncı Ovası Tarihi ve Kültürü, Ankara 2003
[4]BAYKURT, Burhanettin, a.g.e.
[5] Mustafa Çavuş’un kabadayılığı ile ilgili bir hikâye de anlatılır: Bir gün Hacı Bayram Mahallesi’nin kahvehanelerine bir serseri kabadayı gelir, elini göğsüne sertçe vurarak “BEN” der ve haracını alıp gider. Bu bir kaç kez böyle tekrar edince mahalleli rahatsız olur, durumu Mustafa Çavuş’a bildirirler. Mustafa Çavuş serserinin geleceği saate kahveye gider ve beklemeye başlar. Biraz sonra serseri gelip, aynı hareketi yapar ve “BEN” der. Mustafa Çavuş oturduğu tabureyi serserinin kafasına vurur ve onu yere yıkar. Arkasından da elini göğsüne sertçe vurarak “BİR DE BEN” der. O günden sonra serseri bir daha o mahalleye gelemez.( Sadettin Başayar, Ahi Köyü,1935 doğumlu)
[6] Hüseyin Yüksek, Bir Anadolu Kadını Çimenin Hatice, Kazan Postası, 7 Mart 2025
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir. 

