KAHRAMANKAZAN’DA AHİ KÜLTÜRÜNÜN İZLERİ-1
Murtazaabad/Kahramankazan’da Ahi Kültürünün izleri-1
Ahiler bir bölgeye geldiklerinde önce orada bir Zaviye açarlar, hemen yanına bir Mescid veya Cami yaparlar, onun hemen yanına da bir Medrese inşa ederlerdi. Arkasından da bu üç kurumun masraflarının karşılanacağı arazi, bağ, bahçe, dükkan ve iş yeri(imalathane) v.b. gelirinden oluşan bir Vakıf kurarlardı. Bu kurumların etrafında zamanla köyler, mahalleler, nahiyeler, kazalar ve şehirler oluşurdu.
Zaviyeler, ahilerin hem kendilerinin hem de gelip giden yolcuların/misafirlerin yemek yediği, eğlendiği ve dinlendiği(misafirler ve bekar erkekler)yerlerdir. Dini, ahlaki ve askeri eğitimler burada verilir. Ahiler, cami ve mescitlerde ibadetlerini yaparlar, medresede de çocuk ve gençlerini eğitirler, onlara okul eğitimi verirler. Tüm bu faaliyetlerin masraflarını da vakıf gelirlerinden karşılarlar.
Ahiler, Anadolu’nun bir çok şehrinde olduğu gibi XII. yüzyıldan itibaren Ankara’da da bir çok eser yapmışlar ve vakıflar kurmuşlardır. Bu eser ve vakıflardan Murtazaabad/Kahramankazan kazası da nasibini almıştır. Tüm bu nedenlerle günümüzde Kahramankazan halkı halen Ahilerin özelliklerini taşımakta ve Ahi kültürünün izleri Kahramankazan’da görülmektedir.
Bu yazımızda Kahramankazan köyleri ile alakalı ahi vakıfları, camileri zaviyeleri ve medreselerinden bahsedilecektir. Bir dahaki yazımızda da diğer ahi kültürümün izlerinden bahsedilecektir.
1.Ahi Vakıfları
1463 tarihli Tapu Tahrir Defterinde Ankara sancağında vakıf kaydedilen köyler içerisinde Murtazaabad Ahi İsmail Köyü’nün de adı geçmektedir. Ahi İsmail(Ahi) Köyü’nde Yeşil Ahi (Yeşilhane) Medresesi ve Ahi Yakup Medrese’sine ait vakıf arazileri bulunmaktadır.
1530 yılı Ankara Tahrir Defteri’nde ve vakıf belgelerinde adı zikredilen Murtazaabad/Kahramankazan bölgesindeki Ahi Vakıfları şunlardır:[1]
-Ahi Mahmud Zaviyesi Vakfı(Murtazaabab Ağcaviran(Akçaören) Köyü ile ilgili)
-Ahi Yakup Mescidi Vakfı(Murtazaabad Ahi İsmail(Ahi) ve Alpagut Köyler ile ilgili)
-Ahi Yakup Medresesi Vakfı (Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyler ile ilgili)
-Ahi Yeşil(Yeşilhane) Medresesi Vakfı (Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)
-Şeyh Bahşayiş Zaviyesi Vakfı (Murtazaabad Alpagut Köyü ile ilgili)
-Sungur Seydi Zaviyesi Vakfı(Murtazaabad Bitik Köyü ile ilgili)
-Ahi Hacı Murad Oğlu Ahi Şemseddin Ahmet Vakfı(Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)
a.Yeşil Ahi(Yeşilhane) Medresesi Vakfı: Ahi İsmail(Ahi) Köyü ile Alpagut Köyü arazisinin bir kısmı, ahi büyüklerinden Ahi İsmail’in tımar mülküdür. Daha sonraki yıllarda bu araziler, Ahi Şemseddin Ahmed ile Ahi Tura’nın müşterek tımar mülkü olur. Ahi Şemseddin Ahmed, kendi hissesini Ankara’da yaptırdığı Ahi Medresesi’ne vakfeder ve kızı Hunnire Hatun’u bu vakfa mütevelli (yönetici) tayin eder. Ahi Şemseddin Ahmed’in Nisan 1439 tarihli vakfiyesinde, babasının adını taşıyan Ahi Murad Mahallesi’nde dedesi Ahi Hüsam’ın zaviyesinin yanında bir medrese yaptırdığı beyan edilmektedir. Bu medreseye ve dedesinin zaviyesine pek çok arazi ve emlak vakfeder. Ankara Hamamönü semtinde bulunan külliyeden(zaviye, cami, medrese) günümüzde sadece Yeşil Ahi Cami kalmıştır. Yeşilhane Medresesi olarak da anılan Yeşil Ahi Medresesi’nin Cumhuriyet’in ilanında eğitimine devam ettiği bilinir. [2]
Alpagud Köyü de Ahi Ahmed ile Ahi Tura’nın müşterek tımar mülkü olup, Ahi Ahmed kendi hissesini Ankara’da yaptırdığı Ahi Medresesi’ne vakfetmiştir.[3]
Günümüzde Yeşil Ahi(Yeşilhane) Medresesi’nin yerinde bir fırın bulunmaktadır. Medreseyi 1438 yılında Ahi Hacı Murad oğlu Hacı Şemseddin Ahi Ahmet yaptırmıştır.
b.Ahi Yakup Medresesi Vakfı: Ahi İsmail, Alpagut, Bademli köyleri ile Çift Viran mezrasının yıllık hasılatının yarısı Ankara şehir merkezinde bulunan Ahi Yakup Medresesi Vakfı’na aittir.[4]
- Sungur Seydi Zaviyesi Vakfı: Vakıf belgelerinde adı zikredilen Ahi Aydın’ın oğluna Bitik Köyü’nde bulunan bir mezra zamanın padişahı tarafından sadaka olarak verilir. Kahramankazan Aydın Köyü adını Ahi Aydın’dan almıştır. [5]
2.Ahi Camileri [6]
- Ahi Yakup Cami(Mescidi): Hacı Bayram Cami yakınında, Gülbaba Türbesi’nin yanında bulunmaktadır. Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyü’lerini arazisinin bir kısmının geliri aynı ismi taşıyan vakfın gelirlerindendir.
Tahminen XIV. yüzyılın başlarında veya ortalarında Ahi reislerinden …..,Ahi Yakup tarafından yaptırılmıştır. 1392 yılında tamir ettirilmiştir. Caminin minaresi yoktur. Caminin kuzeyinde Ahi Yakup ve diğer ahilere ait mezarlar bulunmaktadır.[7]
Hacı Bayram Camii’nin yanında bulunan Ahi Yakup Camii, günümüzde ibadete açıktır. Camini yanında bulunan Ahi Yakup Zaviye’si ve Ahi Yakup Medrese’si ise günümüze ulaşmamıştır. Zaviye ve medreseyi de Ahi Yakup yaptırmıştır.
- Yeşil Ahi(Yeşilhane) Cami: Hamamönü’nde Karacabey Hamamı’nın arkasında[8], bulunmaktadır. Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köylerinin arazisinin bir kısmının geliri aynı ismi taşıyan vakfın gelirlerindendir.
Caminin, XVII. veya XVIII. yüzyılda “Ahi Hüsam Zaviyesi Vakfı” yöneticileri tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Çünkü kesin bir kaydı bulunmamaktadır. Caminin bahçe girişinin sağ yanında kesme taştan yapılmış bir çeşme ve bahçe girişinde bir antik sütun bulunmaktadır.[9] Medrese, cami ve zaviyeden oluşan külliyenin, 1350’lerde veya az sonrasında Ahi Yeşil tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor. Ahi Yeşil’in Ahi büyüklerinden Ahi Hüsameddin’in torunu olduğu ileri sürülmektedir.[10]
Hamamönü Karacabey Hamamı arkasında bulunan Yeşil Ahi Camii, günümüzde ibadete açıktır. Camini yanında bulunan Yeşil Ahi Zaviye’si ve Yeşil Ahi Mederese’si ise günümüze ulaşmamıştır. Avlusunda bir sadaka taşı bulunmaktadır. Tek şerefeli bir minaresi vardır.
3.Ahi Zaviyeleri [11]
Selçuklu ve Osmanlı döneminde Ahi diyarı olan Murtazaabad Ovası’nda ve çevresinde çok sayıda zaviye bulunmaktadır. Bu zaviyelerin çoğunluğu Horasan meşrepli dervişlere aittir.
-Ahi Mahmud Zaviyesi(Murtazaabab Ağcaviran Köyünde)
-Ahi Yakup Zaviyesi(Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)[12]
-Yeşil Ahi Zaviyesi(Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)[13]
-Sungur Seydi Zaviyesi (Murtazaabab Bitik Köyünde)
- Ahi Mahmud Zaviyesi: Ahi büyüklerine ait zaviyelerden birisi de Kahramankazan Akçaören (Ağcaviran) Köyü’nde bulunan Ahi Mahmut Zaviyesidir. Ahi Mahmud Murtazaabad Ağcaviran Köyünde “ayende ve ravevde”(gelen ve giden misafirler)ye hizmet için bir zaviye kurmuştur. Zaviyeden günümüze sadece Ese Dede adıyla anılan bir mezar kalmıştır. Günümüzde Akçaören Köyünde bulunan “Ese Dede” kabri, kanaatimizce Ahi Mahmud’a aittir. Çünkü bu zaviyenin köyde olduğu ve son yüzyıla kadar zaviyadar atamaları vakıf kayıtlarında bulunmaktadır.[14]
- Sungur Seydi Zaviyesi: Murtazaabad Bitik Köyü eski köy mezarlığı içinde bulunan zaviyeye bir çiftlik ve bir mezra vakfedilir. Bu mezra, padişah beratı ile Ahi Aydın oğlu Mustafa’ya sadaka olunur. Kahramankazan Bitik Köyü’nde bulunan Sungur Seydi hazretlerinin mezarı günümüzde “Zeyve” veya “Zilve Dede” adıyla ziyaret edilmektedir. Bu zaviyenin zaviyedarlığını Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin soyundan gelenler yapmıştır.[15]
4.Ahi Medreseleri [16]
-Yeşil Ahi(Yeşilhane) Medresesi(Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)
– Ahi Yakup Medresesi(Murtazaabad Ahi İsmail ve Alpagut Köyleri ile ilgili)
- Yeşil Ahi(Yeşilhane) Medresesi[17]: Ahi, Yeşil Ahi, Ahi Yeşil ve Yeşilhane adlarıyla da anılan medrese binası Hacı Şemseddin Ahi Ahmed tarafından 1439 yılında Hamamönü-Ahi Hacı Murad mahallesinde yaptırılır. Bu medreseye gelir getirmek için de Ahi İsmail ve Alpagut köylerinde sahip olduğu hisselerinin tamamının yıllık gelirini vakfeder.1462-63 yılına ait Ankara Tahrir Defteri’nde Ahi Şemseddin Ahi Medresesi Vakfı’nın mülkleri arasında, Ahi İsmail ve Alpagut köylerinde ki Ahi Şemseddin Ahi Ahmed ve Ahi Tura Bey’e ait ortak tımar mülkleri de vardır.
Ahi Ahmed ve Ahi Tura’ya ait ortak mülklerin gelirlerinden, hem medresenin giderleri karşılanır hem de her yıl beş eşkinci(atlı ve silahlı süvari) sefere hazırlanır.
1530 yılı Ankara Tahrir Defteri’nde Ahi Ahmed Medresesi Vakfı, “Yeşil Ahi Medresesi Vakfı” olarak kaydedilir.
Zeynel Abidin Efendi, TBMM’nin ilk açıldığı dönemde bu medresede müderrislik yapmış ve meşhur Ankara Fetvası’nı “Yeşil Ahi Medresesi Müderrisi Abidin” unvanıyla imzalamıştır. Medresenin Cumhuriyet dönemine kadar öğrenimine devam ettiği, tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla beraber öğrenimine son verdirildiği bilinmektedir. Günümüzde. Yeşil Ahi Cami’nin yanında bulunan medresenin yerinde bir fırın bulunmaktadır.
- Ahi Yakup Medresesi[18]: Medrese, Gülbaba Türbesi yanındaki Ahi Yakup camisinin yanında olmasına rağmen, günümüze intikal etmemiştir. Ahi Yakup, yaptırdığı medresenin giderlerini karşılamak amacıyla…..,Ahi İsmail ve Alpagut köylerinin yıllık hasılatının yarısını vakfeder.
Selçuklu, beylikler ve Osmanlı dönemlerinde bir Ahi diyarın olan Murtazaabad’da Ahilere ait pek çok kültür izi bulunmaktadır. Unutulmaya yüz tutmuş Ahilik kültürüne ait bir çok izi, günümüzde Kahramankazan’ın köylerinde de görmek mümkündür. Zaviyeler, camiler ve medreseler bu kültür izlerinin en önemlileridir. Ahilerin kültür ve medeniyet gelişimi bu üçlü sac ayağı(zaviye, cami, medrese) üzerinden olmuştur. Bu kültür izlerini muhafaza etmek ve canlandırmak da bizim boynumuzun borcu olmalıdır.
[1] Abdülkerim Erdoğan, Ankara Ahileri ve Eserleri, ABB yayınları, Ankara, 2011
[2] Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kaza Belediyesi yayını, 2009
[3] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[4]Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[5] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[6] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[7] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[8] Hamamönü, Akalar(Ahiler) mahallesi, Sarıca ve İnci sokaklarının köşesinde bulunmaktadır.
[9] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e
[10] Cevdet Yakupoğlu Prof. Dr., Beylikler Döneminde Ahiler, Ahilik ve Ankara, ABB yayınları, Ankara, 2023
[11] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[12] Ahi Yakup Camisinin yanında olmasına rağmen günümüze intikal etmemiştir.
[13] Yeşil Ahi Camisinin yanında olmasına rağmen günümüze intikal etmemiştir.
[14] Abdülkerim Erdoğan, Ankara Ahileri ve Eserleri, ABB yayınları, Ankara, 2011
[15] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[16] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.
[17] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e
[18] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.



