SİNSİNLİ DÜĞÜN (1)
Sinsinli Düğün, yüzyıllardan beri Murtazaabad köylerinde ve 1980’li yılların sonuna kadar da Kazan’ın köylerinde uygulanmıştır. 1980’li yıllardan sonra Kazan’ın köylerinde eskisi gibi olmasa da bazı köylerde yarım yamalak uygulanmaya çalışılmış, günümüzde ise neredeyse unutulmuştur. Sinsinli Düğün modeli ile hem bu geleneksel düğün oyunu yeniden canlandırılarak unutulmaması sağlanacak, hem de Kır Düğünü ile birleştirilerek yeni bir düğün modeli geliştirilmiş olacaktır. Ayrıca bu düğün modeli Köy Düğünlerinde de uygulanabilecektir. Böylece geleneklerimizin yaşatılması da sağlanmış olacaktır.
Günümüze Uyarlanmış Şekli ile Sinsinli Düğün[1]
Sinsin oyununun nasıl oynandığı 1980 öncesi doğumlu tüm Kahramankazanlılar tarafından bilindiğinden ve bu başka bir yazının konusu olduğundan burada açıklanmayacaktır. Öncelikle bu düğün şeklinin günümüzde uygulanabilmesi için belediyelere büyük görevler düşmektedir. Bu düğün şeklinin toplumca kabul görmesi için başlangıçta aşağıda açıklanan hususlar, belediyelerce yapılmalı ve takip edilmelidir. Daha sonraki yıllarda bu faaliyetleri özel sektör de üstlenilebilir.
Ayrıca bu düğünler ilçe merkezinde jandarma ve polisin gözetiminde yapılacağından silah atılmasının da önüne geçilmiş olacaktır. Zira köylerde ki buna benzer düğünlerde çokça silah atılmaktadır.
Bu düğünler özellikle hava karardıktan sonra yapılabileceği gibi öğleden sonraları da yapılabilir. Yaklaşık olarak 3-4 saatlik bir zamana ihtiyaç vardır. Ayrıca bu düğünler kır düğünlerinin bir alternatifi olarak havaların ısındığı, iklimin müsaade ettiği Mayıs-Ekim ayları arasında yapılabilir.
Sinsinli düğünün en önemli özelliği oyun ve halayların erkekler tarafından oynanmasıdır. Kadın ve erkeğin karışık olarak oynaması bu düğün şeklinde bulunmaz. Kadınlar kına gecesinde kendi aralarında istedikleri kadar oynayarak kurtlarını dökebilirler. Eğer bu düğün şeklinde karışık olarak oyun oynanıp halay çekilirse Sinsinli Düğün de yozlaşır ve özelliğini kaybeder.
Sinsinli Düğün Alanı
Belediyeler, ilçe merkezi veya yakın çevresinde, giriş çıkışın kontrollü yapılabildiği, etrafı çevrili, sinsin oynanabilecek uygun bir alanı bu maksatla tahsis etmelidir. Bu alanın uygun bir yerine sinsin ateşi yakılabilecek modern bir ateş yakma yeri yapmalıdır. Ateş yakma yeri modern görünümlü ve doğalgazla çalışan bir meşale olabilir.

Sinsin alanının dışında ağaçlarla gölgelenmiş (çadır, şemsiye de olabilir) çimlerin üzerine misafirlerin ağırlanabileceği masa ve sandalyeler konularak, masa ve sandalyelerin bulunduğu mekan biraz yüksekçe yapılıp, misafirlerin oturdukları yerden sinsin ve diğer oyun oynayanları görmesi sağlanabilir. Yandaki şekilde görüldüğü gibi masa ve sandalyelerin ortasına bir yere, sinsin alanını görecek şekilde damat-gelin masası yerleştirilir. Damat-gelin masasının önünden sinsin alanına kadar boş bir koridor bırakılır.
Sinsinli Düğünlerin Olmazsa Olmazlarından Özel Kıyafetli Davulcular
Daha çok Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Kastamonu, Bolu ve Karabük yöresindeki düğünlerde, beyaz şalvarlı ve özel kıyafetli davulcular düğünlerde gösteri yaparlar. Murtazaabad/Kazan yöresinde de yıllardan beri düğünlerde özel kıyafetli çift davulcu(bazı düğünlerde dört davulcu) ve bir zurnacıdan oluşan ekipler gösteri yaparak düğünleri şenlendirirler. Bu davulcular, Türklerin Oğuz boyunun ana yurdu Ortaasya’dan Anadolu’ya gelmişler ve geleneksel kıyafet ve rakslarını günümüze kadar taşımışlardır. Son yıllarda hem sinsin oyunu hem de özel kıyafetli davulcular unutulmaya yüz tutmuştur. Yıllarca sinsin oynanan düğünlerin olmazsa olmazı olan özel kıyafetli davulcular, Sinsinli Düğün modeli ile tekrar günümüze taşınabilir.

Bunun için öncelikle, Belediyeye ait düğün salonlarını yöneten birimin kadrosuna, bir çift davulcu ve zurnacı kadrosu tahsis edilerek istihdam edilmelidir. Sinsin alanı davulcu ve zurnacılarla beraber kiraya verilmelidir. Tıpkı bazı belediyelerin bando takımlarında olduğu gibi, belediyeler bu personeli düğünlerin dışında başka görevlerde istihdam edebilir.
Davulcuların kıyafeti, yanda resimde görüldüğü gibi 1970’li yılların sonuna kadar Kazan’ın köylerindeki düğünlerde davul çalan davulcuların ve zurnacıların kıyafetleri ile aynı olmalıdır. Bu özel kıyafetli davulcular Orta Asya Oğuz geleneğinden gelen, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de Ahi Alayları(Yiğit Alayları, Seymen Alayları) içerisinde bulunan davul/zurna ekipleri ile benzerlik gösterir.
Bunlar beyaz şalvar giyerler. Üzerlerinde de sırmalı camadan(sırma işlemeli kısa yelek)ları vardır. Yeleğin altına desenli kumaştan hakim yakalı işlik(gömlek) giyerler. Bellerinde geniş bir meşin silahlık vardır ve bunun içinden ters sırmalı bir mendil sarkar. Göğüslerine birtakım paralar ve ufak taşlar asarlar. Başlarına keçe külah, kalpak veya börk giyerler. Ayaklarında keçe veya deriden yapılmış çizmeler (uzun örülmüş çorap ve ayakkabı da olabilir) bulunur.
Zurnacı, zıvga[2] pantolon giyer. Üzerinde de sırmalı camadanı(sırma işlemeli kısa yelek) vardır. Yeleğin altına desenli kumaştan hakim yakalı işlik(gömlek) giyer. Göğsüne birtakım paralar ve ufak taşlar asar. Başına keçe külah, kalpak veya börk giyer. Ayaklarında keçe veya deriden yapılmış çizmeler(uzun örülmüş çorap ve ayakkabı da olabilir) bulunur.
Kahramankazan belediyesince yukarda tarifi yapılan bir Sinsinli Düğün alanı tahsis edilerek ve belediye kadrosuna bir çift özel kıyafetli davulcu ve zurnacı tahsisi yapılarak, geleneksel sisin oyunu, köy düğünleri ve özel kıyafetli davulcuların gösterileri yeniden canlandırılabilir. Sanırım bu organizasyon, hem Kahramankazan’ın tanıtılmasına hem de turizmine büyük katkı sağlayacaktır.[3]
Selam ve dua ile…[4]

[1] Murtazaabad/Kahramankazan Özelinde Milli ve Yerli Alternatif Bir Düğün
[2] Ağı geniş, paçaları dar bir çeşit siyah şalvar pantolon, dar paçalı siyah şalvar pantolon
[3] Fotoğraflar, Abdülkerim Erdoğan’ın Geçmişten Günümüze Kazan ve Numan Göktaş’ın Murtazaabad’dan Kazan’a adlı kitaplarından alınmıştır.
[4] NOT: Bir daha ki yazımızda “Damat ve Gelinin Kıyafeti” ile “Düğün Yemeği Menüsü” konusunu yazacağım.
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
Okunma: 748

Muhterem kardeşim, yine yeni bir makale ile bizleri eski güzel gunlere bir yolculuk yaptırdın. Evdeki sohbetlerimiz de sinsinli düğünleri, nişanları, kına gecelerini özlemle anımsayarak yad ediyoruz. Kâh gülerek,kâh heyacanla izledigimiz sinsin oyunlarinin köylerimizde tekrar canlanması dilek ve temennisi ile selamlarımı iletirim. Allah’a emanet olun.
Kardeşim, Kahraman Kazan’in tanınması ve tanıtılması için göstermiş olduğunuz gayretli çalışmalarınız için sizi tebrik eder çalışmalarınızın devamını dilerim. Allah’a emanet olun.