KÖPRÜBAŞI/SALI PAZAR VE KAZAN NAHİYESİ (1936-1987)

Reklam
Reklamı Gizle

Allah(cc)’ın selamı hepinizin üzerine olsun Kahramankazanlı hemşerilerim… Bu yazımda Kazan ismi ile birlikte çağrışım yapan Köprübaşı ve Salı Pazarı üzerinde duracağım ve nahiye merkezi Kazan’dan bahsedeceğim.

Kazan Köyü’ne ait ilk kayıtlar XVI. Yüzyıl Kanuni dönemine aittir. O dönemde Kazan küçük bir köydür. 1530 yılı Ankara Tahrir Defteri’nde Kazan Köyü, 21 hane, 3 mücerred (bekar erkek), 108 nüfusludur. Ahalinin tamamı da Müslümandır.[1]

1835 nüfus kayıtlarına göre ise Kazgan(Kazan) Köyü, 13 hane ve 31 nüfusa sahiptir. Halkın tamamı Müslümandır.[2] Kazgan (Kazan) köyü, 1895 yılı Ankara Vilayeti Salnamesi’nde Zîr Kazasına bağlı küçük bir köy olarak gözükmektedir. Yaklaşık üç yüz yıl içerisinde köy daha da küçülmüştür.

Dahiliye Vekaletinin (İçişleri Bakanlığı) 1928 yılında yayınladığı Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimizin Adları isimli neşriyatında Kazgan (Kazan) köyü Ankara merkez kazası Zir Nahiyesine bağlı olarak gözükmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 8-9 haneli küçük bir yerleşim yeri olan Kazan Köyü’nün 1935 nüfus sayımına göre nüfusu 56’dır.[3]

Yüzyıllık bir sürede köyün nüfusunda fazla bir değişiklik olmamıştır. Ancak muhtar Satı Çırpan’ın V. dönem Ankara Milletvekili olması ile Kazan, adını tüm Türkiye’ye duyurur ve Kazan Köyü hızla büyümeye başlar.[4]

Kazan Köyü 1960’lı yıllar

Cumhuriyetle birlikte yeni Ankara-İstanbul karayolu güzergâh değiştirerek, Ova Çayı’nın güneyinden ve Kazan Köyü yakınından geçer. Bu nedenle “Uluyol” denilen Ankara-Kızılcahamam şosesi eski özelliğini kaybeder.[5]

Bu projeye göre, yeni Ankara-İstanbul karayolu Ankara-Kızılcahamam- Gerede güzergahından geçecektir. Bu yolun yapımına 1933 yılında başlanmış 1938 yılında tamamlanmıştır.[6] Bu kapsamda Kazan Köyü yakınında Ova Çayı üzerine de yeni bir köprü yapılır. Ovaçay Köprüsü altı metre genişliğinde olup, Ankara-İstanbul karayolunun 57. Kilometresine inşa edilmiştir. Köprü, 30 Kasım 1936 tarihinde tamamlanmıştır.[7] Atatürk, 16 Temmuz 1934 günü İstanbul’da yapılacak dil kurultayına katılmak üzere, Ankara’dan otomobili ile hareket etmiş ve ilk defa bu yolu kullanmıştır.[8] Bu gezisi esnasında Kazan Köyü’ne de uğrar ve Satı Kadın ile tanışır.

Bu tarihten sonra civar köyler ulaşım için bu köprüyü kullanmaya başlar. Bu köprünün ve İstanbul yolunun yapımında çevre köy sakinleri de o zaman yürürlükte olan “Yol Vergisi’’[9] kapsamında fiilen çalışırlar. Bu tarihten sonra Kazan Köyü’ne “köprünün başındaki yer” manasına Köprübaşı denilmeye başlanır.[10]

Kazan Nahiye Merkezi-1970

O zamana kadar Murtazaabad Ovası’nda bulunan köyler, üretim ve tüketim mallarını “Hafta Pazarı” denilen bölgesel panayırlarda alır-satar. Bunun için de Kızılcahamam ilçesine bağlı Pazar (Çorba) veya Çeltikçi nahiyelerinde kurulan haftalık pazarlara giderler. Kazan Köyü’nün yakınından geçen Ankara-İstanbul karayolunun ulaşıma açılması ve her geçen gün karayolu ulaşım araçlarının artması üzerine trafik yoğunlaşır.[11]

1 Eylül 1957 tarihinde Yenimahalle İlçe merkezi olur. Bitik bucağı ve bağlı köyleri Yenimahalle ilçesine bağlanır. 1928 yılından itibaren Ankara merkez ilçeye bağlı olan Kazan Köyü, 1957 yılında Yenimahalle’nin ilçe olmasıyla Bitik Nahiyesi’nin Yenimahalle ilçesine bağlanması dolayısıyla Yenimahalle ilçesine bağlanmış olur.

Sancak Caddesi- 1960’lı Yıllar

1958 yılında Kazanlıların gayretleriyle Kazan köyünde haftalık Salı Pazarı kurulur. Bu tarihe kadar Çorba (Kızılcahamam Pazar Köyü’nde) pazarı faaliyettedir. Kurulan pazara Kızılcahamam, Çamlıdere, Ayaş ve Çubuk bölgesi köyleri gelmeye başlar. Pazar esnafı için pazar yerinde sabit alanlar tahsis edilir. Böylelikle Kazan Köyü bölgede önemli bir ticari merkez olur ve nüfus artışı başlar. Bu tarihten sonra Kazan Köyü Salı Pazarı olarak da anılmaya başlar. Bitik Nahiye merkezi de, Halkavun (Yazıbeyli) Köyü’ne taşınır ve jandarma karakolu da burada konuşlandırılır.

Kazan köyü 1930’lu yıllarda 8-9 haneli küçük bir köy iken, 1955 yılı nüfus sayımında 146 nüfusa ulaşmıştır. 1960 sayımına göre nüfusu193 kişi olan Kazan,  1961 yılında nahiye merkezi  olmuştur. Ankara-İstanbul karayolunun Kazan köyünden geçmesi nahiye merkezi olmasında en önemli faktörlerden biridir. Kazan, bu tarihte Yenikent ve Sincan ile birlikte Yenimahalle ilçesine bağlanan üç nahiyeden biridir.

1961 yılında Halkavun Köyü’nde bulunan nahiye merkezi Kazan Köyü’ne nakledilir. Kazan, Yenimahalle ilçesine bağlı nahiye merkezi olur. Jandarma Karakolu da Kazan kasabasında konuşlandırılır. [12]

Bölgede Ciğir Çayı’nın Kurtboğazı deresi üzerine DSİ tarafından, Ankara şehir suyunu karşılamak ve Murtazaabad Ovası tarım alanlarını sulamak amacıyla bir baraj yapılmasına karar verilir. 1963-1967 yılları arasında da Kurtboğazı Barajı tamamlanır ve çevresinde dinlenme alanları düzenlenir. [13] O tarihe kadar Kurtboğazı deresinden geçen İstanbul yolu da bugünkü güzergahına taşınır.

1970 yılında Kazan 2718 kişilik nüfusu ile büyük bir kasaba olur.[14] Kazan’da 1971 yılında belediye teşkilatı kurulur. Yenimahalle ilçesi Merkez, Kazan, Sincan ve Yenikent (Zir) nahiyelerinden meydana gelmektedir. İlçenin en fazla Köyü olan nahiye merkezi ise Kazan’dır. Kazan nahiyesine 31 köy bağlıdır. Bu tarihte Kazan merkezinde 2.209 kişi, bağlı köylerde ise 8.892 kişi olmak üzere toplam 11.101 kişi yaşamaktadır. 1975 yılından sonra hızla göç almaya başlayan nahiyede sanayi tesisleri kurulmaya başlanır. Özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz illerinden ve komşu ilçelerden yoğun göç alır. Süratle gelişmeye ve büyümeye başlayan Kazan, artık bir ilçe merkezi adayıdır. 1987 yılında da 5000 civarında nüfusuyla  ilçe olur.

Halkavun(Yazıbeyli) Nahiye Müdürlüğü İdari Binaları

Kısaca Kazan Köyü, 1936 yılından itibaren Köprübaşı, 1958 yılından itibaren Salı Pazarı, 1961 yılından itibaren ise nahiye olarak anılmaya başlar.

Köprübaşı ve Salı Pazarı isimleri Kahramankazan için nostaljik değere sahip ifadelerdir. Bu isimler çeşitli vesilelerle yaşatılmalıdır. Kahramankazan Belediyesi, eski Salı Pazarı(et ve sebze pazarı)’nın olduğu yere kapalı bir pazar yaptırmış buraya da “Salı Pazarı” ismini vermiştir. Ayrıca bir camiye de Köprübaşı ismini vermiştir. Son olarak  26 Eylül 2023 tarihinde bir parka da “Köprübaşı Parkı” ismini vererek bu iki isme olan vefa görevini yerine getirmiş ve bu iki isme sahip çıkmıştır. Bununla birlikte;

-İlçe merkezine yapılacak ya da yapılan bir AVM veya çarşıya da “Salı Pazarı” ismi,

– Millet Bahçesi çevresinde bir cadde veya sokağa da “Köprübaşı” ismi verilerek bu vefa kuvvetlendirilebilir.

-Ova Çayı üzerine Atatürk döneminde yapılan köprünün(Ovaçayı Köprüsü) kuzey ayağına, Millet Bahçesi kenarına mütevazi bir anıt yapılarak, anıt üzerine Ankara-İstanbul yolu, Ovaçayı Köprüsü ile Kazan Köyü’nün kısa hikayesi yazılmalıdır. Ayrıca, aynı anıt üzerine Satı Kadın’ın Atatürk’ü karşılaması resmedilerek, Atatürk ile Satı Kadın arasında geçen diyalog da bu anıta yazılmalı ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.[15]

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle sizleri Allah(cc)’a emanet ediyorum, Kahramankazanlı hemşerilerim.

 

[1] Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan,  Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009

[2] Hüseyin Yüce, Kazan 1835-2013 Nüfus Kronolojisi, Kazan Belediyesi yayınları, 2013

[3] Hüseyin Yüce, a.g.e.

[4] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.

[5] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.

[6] Filiz Çolak, Atatürk Dönemi’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin Ulaşım Politikasına Genel Bir Bakış, Ankara 2013

[7] Özcan Karacan, Atatürk Döneminde Yapılan  Karayolları, Barajlar ve Limanlar(1923-1938)yüksek lisans tezi, Ankara 2005

[8] Erol Evcin, Gazi Mustafa Kemal’in Bolu’yu Ziyaretleri, Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi, Yıl 11 Sayı 21,Bahar 2015

[9] Yol Vergisi: 1921-1952 yılları arasında 18-60 yaş arası erkeklere getirilen, altı işçi yevmiyesi miktarı vergi mükellefiyetidir. Parasal olarak bu vergiyi ödeyemeyen mükellefler altı gün fiilen yol yapımı ve onarımında çalışırlardı.

[10] Bu kapsamda kitabın yazarının babası Nuh Yüksek’de Ankara-İstanbul karayolunun ve Kazan(Ovaçayı) köprüsünün  bakım ve onarımında yol vergisi kapsamında fiilen çalışmıştır(1943-1952).  O tarihlerde yazarın babasının  soy adı “İNÖNÜ” olduğundan vergi kayıtlarında adı Nuh İnönü olarak geçmektedir.

[11] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.

[12] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.

[13] Abdülkerim Erdoğan, a.g.e.

[14] Hüseyin Yüce, a.g.e.

[15] Fotoğraflar Abdülkerim Erdoğan’ın kitaplarından alınmıştır.

 

Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir. 

“KÖPRÜBAŞI/SALI PAZAR VE KAZAN NAHİYESİ (1936-1987)” için 2 Yorum

  1. Sayın Komutanım; nazik davetiniz üzerine geçtiğimiz Çarşamba günü Kahraman Kazan’da bana yaşattığınız güzel anılar bu yazınız ile daha da pekişti. Misafirperverliğiniz için size tekrar teşekkür eder, ilçenizin tanınması ve gelişmesi yolunda göstermiş olduğunuz gayretli çalışmalarınız için sizi kutlarım. Selâm, sevgi ve muhabbetlerimle; Allah’a emanet olunuz.

  2. Ve Aleyküm selam sevgili komutanım. Kazan hakkında bilmediğimiz ne kadar çok konu varmış yazdığınız makalelerden öğrenmiş oluyoruz. Tüm bu bilgilendirmeler için çok teşekkür eder bu tür bilgilendirme yazılarınızın devamını bekleriz. Saygı ve selamlarımla Allah’a emanet olun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!