3 Aralık ve Empati

Reklam
Reklamı Gizle

Toplumsal farkındalık oluşturmak ve engelli bireylerin hakları ve sorunlarına dikkat çekmek, gündem oluşturmak amacıyla her yıl 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak kutlanır. Bu kutlama; doğum günü, yılbaşı, bayram gibi mutluluk amaçlı bir kutlama günü değil bir farkındalık günüdür. Engelli insanların da bu toplumun fertleri olarak tıpkı diğer insanlar gibi hayatın içinde olduğunu, ihtiyaçlarının olduğunu anladığımız gün, bu farkındalık gününe ihtiyaç kalmayacaktır. Aslında, her birey engelli empatisine sahip olduğu gün toplum olarak engelli sorununu çözmüş olacağız.

Peki, bunu nasıl başaracağız?

Bu sorunun cevabı empati kurmakta geçiyor. Bir işletmeci dükkanını açarken, “Ben tekerlekli sandalye kullanan biri olsam bu dükkâna girebilir miyim? Bu masaları kullanabilir miyim?” diye sorduğu gün engelli empatisini kazanmış demektir. Hangi mesleği yaparsanız yapın, yaptığınız mesleği icra ederken engelli penceresinden düşünmek hem size hem topluma artı değerler katacaktır.

1995 yılından beri Kahramankazan’da yaşıyorum. Aktif olarak hayatın içinde olan bedensel engelli bir bireyim. Bu nedenle yönetici konumunda olan yetkililerin engelliler konusunda bir yıl boyunca bir şey yapmayıp 3 Aralık’ta ortaya çıkarak samimiyetten uzak tavırlar sergilemesi ve bu aymazlığın her yıl tekrar etmesi hiç ama hiç hoşuma gitmiyor.

Engelsiz Kafe’ye gidip engelliler ile fotoğraf çektirmek, Engelliler Okulu’na gidip çocuklara oyuncak dağıtmak, engelliler ile birlikte geçirilmiş üç beş dakikayı video olarak paylaşmak…

Engelli farkındalığı bu değil sayın yöneticiler! Yönettiğiniz ilçe engelliler için ne oranda yaşanılabilir bir ilçe? Bu sorunun cevabı sizin samimiyetinizin en önemli göstergesi.

 

3 Aralık günü sabah 8.00 akşam 17.00 arasında bir günlüğüne tekerlekli sandalyeye oturmak sizin için önemli bir farkındalık olacaktır. İlçenizde yaşayan bir engelli neler yaşıyor; bizzat yaşayarak test edebilirsiniz. Özel halk otobüslerinin engellileri duraklardan almadığını, dolmuşların engelliler için uygun olmadığını, ilçemizde fotoğraf çektirmek isteyen bir engellinin fotoğrafçıların dükkanına, kuyumcu dükkanlarına, lokantaların birçoğuna giremediğini görecektir. Gerçeklerle yüzleşmek, farkındalığın en büyüğüdür.

Bir belediye başkanı, ilçesinde engellilerin ulaşılabilir düzeyine hâkim olmalı ve atacağı her adımı buna göre şekillendirmelidir. Yeni bir işletme açılacağı zaman engelli mimarisine uygun mu değil mi denetlenmeli, uygun değilse ruhsat verilmemelidir. Yeni yapılan binaların engelli rampaları standartlara uygun değilse iskân verilmemelidir. Bu şekilde ilerlediğinde Kazan’da engelliler için bir milat yaşanacaktır.

O halde, eski işletmeler için ne yapılabilir?

Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi ile Belediye bir protokol imzalar ve engelliler için yaşanabilir bir Kazan inşa edilir. Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde bir ‘engelli birimi’ kurulur. İşletmesini engelliler için uygun hâle getirmek isteyen esnafa Fen İşleri Müdürlüğü gerekli desteği verebilir.

Başkanımız, engellileri tatile gönderme sözü vermiş. Ülkemizde Samsun/Terme ve İstanbul/Florya’da iki adet engelli tatil merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerde engelli ve aileleri ücretsiz tatil yapabilmektedir.

Her zaman söylediğim gibi; hizmet bir ekip işidir. Belediye başkanımızı engelliler ve sorunları konusunda uyaracak ve yönlendirecek kişi engellilerden sorumlu müdürüdür. 3 Aralık için Belediyenin yaptığı faaliyetler, engellilerin yer aldığı bir videolu paylaşım ve Kumpınar Kültür Merkezinde palyaçolu eğlence! Gördüğüm kadarıyla engellilerden sorumlu müdürün, engellilerin sorunları ile arası oldukça Fransız!

Belediye başkanımızın ve belediyedeki engellilerden sorumlu müdürün engelliler ve sorunları konusunda samimiyetine gel de inan!

Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir. 

“3 Aralık ve Empati” için 1 Yorum

  1. Nasrettin Hoca hikayesi;Birgün hoca daldan düşmüş.Hemen denmişler tutup karga tulumba doktora götüreli demişler durun bana dokunmayın.Falanca Mehmet Ağa geçenlerde daldan düşmüştü onu bana bir getirin demiş getirmişler hoca fikir alış verişi yapmış.Hah şimdi beni Doktora ğötürun Ama Mehmet Ağa gibi götürün demiş.Engellinin dilinden anlayan,yaşayan,Empati kurbilen bunu bilir.Uygulat tatbik eder.Halkta onu takdir eder,tebrik eder.Aç yolun halinden ne anlar.Davulun sesi uzaktan hoş gelimiş.Arif olan anladı,anlayacagını.Sözün tamamı Aptala anlatılırmış.Abdallara Selam olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!