Bitmeyen bir yılan hikayesi
Bugün köşemizde yıllardır çözülemeyen, bir türlü başlamak bilmeyen bir kentsel dönüşümden bahsedeceğiz. Kazan’da herkesin çocukluğunun geçtiği, ama artık virane haliyle ve yıkık dökük binalarıyla hafızalarımıza kazınan Satıkadın mahallesi.
Eski belediye başkanı Lokman Ertürk zamanında çalışmalar başlamış, 2016/9718 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanlara dönüştürülmesi hakkındaki kanunun 2 ve Ek-1 maddesine göre 27.12.2016 tarihinde riskli alan ilan edilmiş bir bölge Satıkadın mahallesi. Zeminin altında su bulunan, temelinin sağlam olmadığı ancak Kazan’ın kalbinde olan bir mahalle burası.
Evveliyatına girmeye lüzum yok ancak bazı detaylardan söz etmesek olmaz. Öncesinde davaya konu olan ve mahkemenin “bölgede bu nüfusa yönelik anaokulu ve sağlık tesisinin hiç öngörülmediği” ve diğer gerekçelerle iptal ettiği imar planı, Ak Parti hükumetinin bir zamanlar yapmış olduğu “yatay mimari” çıkışı sonrası kat yüksekliği 5 kat olacak şekilde ve sözde mahkeme kararına uygun olacak şekilde tekrardan revize edilmiş.

Serhat Oğuz zamanında 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının askıya çıkarılıyor. Komik olan ise o zaman belediye meclisinde bulunan muhalefet meclis üyeleri, plana karşı olduklarını defalarca dile getirmiş ancak kimse plana dava açma gereği duymamış. Haliyle hakkında dava açılmayan plan Çevre Bakanlığının 06.02.2024 tarihli işlemi ile tam da seçimden önce onaylanmış. Buraya kısa bir not eklemekte fayda var; ne hikmetse Kazan’ı ilgilendiren büyük imar düzenlemeleri hep seçimden tam önce neticeye varıyor. İmrendi imarını hatırlayanlar bilir. O da başka bir yazının konusu tabi.
Seçimden sonra haricen edindiğim planı incelediğimde dikkatimi çeken bir kaç detay oldu. Mahkemenin iptal kararına rağmen yeni planda anaokulu alanı gösterilmediği gibi, sağlık ocağı asgari standartların çok aşağısında olacak şekilde belirlendiğini üzülerek gördüm. Yani 52.3 hektarlık alanda yapılacak yapılaşmada çocuklarınızı göndereceğiniz bir anaokulu yok.
Yine planda mevcut ilkokulun plan kapsamında konut alanlarına uzaklığı yürüme mesafesi ile 500 metre olması gerekirken kuş uçumu mesafenin 1.200 metre olduğu, yine sağlık tesisinin planlama alanda konut alanlarına uzaklığının 500 metre olması gerekirken 1.300 metre olduğu görülmektedir. Öyle ya, planı yapan belediye çocuk ve hastaların Ovaçayı’ndan kuş misali uçacağını öngörmüş.
Seçim sonrası bu hukuka aykırılıkların giderilmesini müvekkillerim adına Kazan Belediyesinden talep etmiş, talebimin reddi halinde dava açmaya yeltenmiştim. Satıkadın esnafını toplayarak durumu anlattığımda bir kaç istisna dışında kimsenin derdinin çocuk veya hastaların kuş misali uçması olmadığı, tek derdin kat yüksekliği ve emsal olduğuna üzülerek şahit oldum.
Sonuç olarak herkesin tek derdinin “Kazan’ın menfaati” olduğu belediye meclisinde talebim oybirliği ile reddedilirken ben de dava açmak için hukuki bir sebep buldum. Ancak Satıkadın ahalisinin isteksizliği sebebi ile bu davayı açamadım.
Evet halk bu planın yapılmasını istiyorken bana da söz düşmez tabi. Ancak oy kaygısı veya ne hikmetse kentsel dönüşüm başlamıyor. Yaptığım şifai görüşmelerde belediye yetkinin bakanlıkta olduğu söylenirken Bakanlık ise yetkinin belediyede olduğunu ifade ediyor. Tabi bildiğimiz kesin bir şey yok.
Hatırlarsınız Belediye başkanı Selim Çırpanoğlu ile Çevre Bakanı geçtiğimiz günlerde bir araya gelmiş ve Kazan’ın konularının konuşulduğu ifade edilmişti. Ancak geçen süreçte her iki taraf sessizliğini korudu ve basına konu ile alakalı herhangi bir açıklama yapılmadı.

Yetki gerçekte kimde bilmiyoruz, plan neden uygulanmıyor bilmiyoruz ama şahsi fikrim burada yapılacak kentsel dönüşüm nedeniyle oy kaybı korkusundan konunun kadük bırakıldığı. Ancak şu bir gerçek, mahallenin adının verildiği Satıkadın şimdi bu mahalleyi görse ne der, aslında bu sorunun cevabını tüm ilçe sakinleri çok iyi biliyor.
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
Okunma: 1179
