Kazgan/Kazan köyü tarihi
Bu yazıda Kazan Köyü’nün 1961 yılında nahiye merkezi oluncaya kadarki tarihi anlatılacaktır.
Türkçe kökenli “kazgan” kelimesi, Kaşgarlı Mahmut’un Divanü Lügati’t-Türk adlı eserinde “sel sularının yardığı yer” olarak tanımlanmıştır. Nitekim Kazan Köyü Kurtboğazı Deresi ve Koca Derenin birleştiği Ova Çayı’nın hemen kenarında olup sel sularından etkilenen bir köydür”.[1] Bu iki dere burada birleşerek Ova Çayı adını alır.
Tarihi Kazgan/Kazan Köyü, eski Ankara-İstanbul kervan yolu(Uluyol) üzerinde bulunuyordu. Halkavun’dan gelen kervan yolu Kazgan/Kazan Köyü’nün 500 m kuzeyinden geçip Kamışlı mevkiinden kuzeye dönerek Ciğir çayı kenarını takip ediyordu.[2] Günümüzde ilçe merkezi olan Kazan Köyü, Ankara-İstanbul karayolunun(eski E-5) 47. kilometresinde bulunmaktadır.
Kazan Köyü, kuzeybatıda ve kuzeyde Örencik/Virancık, kuzeyde Ciğir, doğuda Günbaşı/Yılband(Yuband), güney doğuda ve güneyde Kayı, güneybatıda Kumpınarı/Mehdi, batıda Yazıbeyli/Halkavun(Halkaevli), güneybatıda Yassıören/Yassıviran köyleri ile komşudur.
Selçuklular Öncesi Dönem
Tarihin her döneminde küçük bir köy olduğu için Kazgan/Kazan Köyü ile ilgili bu güne kadar antik çağ dönemine ait bir kalıntı ve bulguya rastlanmamıştır. Belki bu günkü Kazan Köyü’nün yerinde o dönemde bir mezra ya da çiftlik bulunuyordu. Belki de kayıtlarda geçtiği şekliyle Osmanlı döneminden önce burada bir yerleşim yeri bulunmuyordu. Ancak Roma/Bizans döneminde de mevcut olan Ankara-Kostantinepol kervan yolu bu günkü Kazan Köyü’nün çok yakınından(Kamışlı mevki) geçtiğinden ve burası iki derenin birleştiği verimli bir yer olması nedeniyle küçükte olsa bir yerleşim yerinin olması muhtemeldir.
Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri
Murtaza-abad Ovası ve yamaçlarında bulunan bütün köyler, tamamen Oğuz boylarına mensup kabilelerin yerleştiği köylerdir. Bu özelliği ile de “Kazan, Oğuz Türkmen diyarıdır.” denilebilir.[3]
Murtazaabad Ovasındaki birçok köy Türkler’in Anadolu’yu fetihleriyle gazi dervişler tarafından kurulmuştur. Köylerin çoğunluğunun isimleri Türk boy isimleriyle aynıdır(Peçenek, Eymür, İğdir, Kayı, Kınık gib).
Kazgan/Kazan Köyü ile ilgili 1463 tarihli Ankara Tahrir Defteri’nde ki kayıttan önce bir kayıt bulunmamaktadır. Nitekim Prof. Acun konuyla ilgili olarak, “Karye-i Kazan adına ilk defa 1463 tarihli Ankara Tahrir Defteri’nde rastlanmaktadır. Köyde 16 hane, 81 kişi bulunmaktadır. Kazan köyü, padişah hassasıdır.” demektedir.[4]
İkinci kayıt 1530 tarihli 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri(MVAD)’ndeki kayıttır. Bu deftere göre Murtaza-abad kazasına bağlı Kazan Köyü’nün tahmini nüfusu ise 21 hane ve 3 bekâr olmak üzere toplam 108 kişidir.[5]
1835 tarihli Murtazaabad Kazası Zükur-i İslamiyan Defteri’nde Kazan Köyü, Karye-i Kazgan olarak geçmekte ve nüfusunun, 13 hane, 42 erkek nüfus(1-50 yaş arası, askerlik yapabilecek durumda olan ve Müslüman erkekler) olduğu belirtilmektedir.[6]
Görüleceği üzere Kazgan/Kazan Köyü 1463’de 16 haneli, 1530 yılında 21 haneli, 1835 yılında 13 haneli küçük bir köydür.
Murtazaabad ve çevresinde vakıf ve tahrir kayıtlarında tespit edilebilen zaviye, cami ve medreselere ait birçok vakıf, çiftlik, mezra ve köy bulunmaktadır. Bu köylerden birisi de Kazgan/Kazan Köyü’dür.
1530 tarihli 438 nolu defterde[7] Kazan Köyü’nün nüfusu 21 hane, 108 kişidir. Kazan Köyü geliri yüksek olan köylerdendir. Kazan Köyü’nün 3.527 akçe olan geliri II. Bayazid’in Amasya’daki medrese ve imaretine tahsis edilmiştir.[8] Baykurt’ta “21 hane, üç bekâr nüfuslu 3.527 akçe hâsılatı kaydedilmiş olan Kazan Köyü’nün Amasya’daki Sultan Bayazid(1481-1512) tarafından yaptırılan medrese ve imaretine vakfedildiğini” belirtmektedir.[9]
Kazgan/Kazan Köyü Osmanlı döneminde sırasıyla;
-1463-Ankara Tapu Tahrir Defteri[10](Kazan Köyü ilk kayıt), Murtad Ova Nahiyesi
-1530- Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri(Kazan Köyü), Murtazaabad Kazası
-1835-Murtazaabad Kazası Zükur-i İslamiyan Defteri(Kazgan Köyü), Murtazaabad Kazası
-1872-Ankara Vilayeti Salnamesi(?), Murtazaabad Nahiyesi/Zir Kazası
-1895-Ankara Vilayeti Salnamesi(Kazgan Köyü), Zir Kazası[11]
-1907-Ankara Vilayeti Salnamesi(?), Zir Nahiyesi-Merkez(Altındağ) ve Ayaş Kazası’na(1907-1920) bağlı kalmıştır.
Köyde Osmanlı döneminden kalma iki tarihi yapı bulunmaktadır; Kazan Köyü Cami ve çeşmesi. Kazan Köyü camisinin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Ancak 1721 tarihli imamın değiştirildiğine dair belgeden caminin XVIII. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Cami, 1816 yılında Padişah izni ile onarılmıştır.[12] Hem imamın değiştirilmesi, hem de caminin onarım izni için yazılan yazılarda köyün ismi Kazgan Köyü olarak geçmektedir.[13]
Andezit taşından 1900 yılında yapılan ve üzerinde Osmanlıca 1318 tarihi yazılı olan tarihi çeşme, 1985 yılında onarım görmüştür.[14] Bu iki tarihi eser de günümüze intikal etmemiştir. 1980’li yıllarda tarihi cami yıkılarak yerine Ulu Cami yapılmış, caminin yakınında bir yerde bulunan çeşmede kürenerek toprağa gömülmüştür.[15]
Cumhuriyet Dönemi
Kazan Köyü, Cumhuriyet döneminde sırasıyla;
-Zir Kazası’na[16]-(1920-1928)
-Karalar Nahiyesi-Merkez(Altındağ) ve Ayaş Kazalarına(1928-1931)
-Bitik Nahiyesi-Merkez(Altındağ) Kazası-Yenimahalle Kazası’na[17](1931-19?)
-Halkavun Nahiyesi-Yenimahalle Kazası’na(19?-1961)bağlı kalmış ve 1961 yılında nahiye merkezi olmuştur.
Kazan Köyü’nde Cumhuriyet döneminden önce tarihi bir şahsiyet olmadığı gibi Cumhuriyet’ten sonra da Satı Kadın’dan başka tarihi bir şahsiyet bulunmamaktadır.
Kazgan/Kazan Köyü’nde Cumhuriyet’ten öce önemli bir olay meydana gelmemiştir. Kazan, 1935 yılına kadar 8-10 hanelik, 36 nüfuslu küçük bir köy iken, bu tarihten sonra Kazan’da şu önemli gelişmeler yaşanmıştır:
-1935 yılında Satı Kadın’ın milletvekili seçilmesi,
-1936 yılında Ova Çayı üzerindeki köprünün tamamlanması ve Kazan’ın Köprübaşı diye anılmaya başlaması,
-1938 yılında Kazan’ın yanından geçen yeni Ankara-İstanbul karayolunun ulaşıma açılması,
-1959 yılında Kazan’a Salı Pazarı’nın kurulması ve Kazan’ın Salı Pazarı diye anılmaya başlaması,
Hacı Gülsün, Kazan Köyü’nde 27 yıl muhtarlık yapmıştır. Onun muhtarlığı döneminde 1950’li yılların sonunda köye jeneratörle elektrik, 1960’lı yılların başında su deposu kulesi yapılarak su getirilmiştir. Su deposu ile mezbaha arasına üç tane artezyen kuyu vurdurularak su ihtiyacı karşılanmıştır.[18]
Hacımustafalar(Gülsün) ve Çırpanlar(Çırpanoğlu) köyün iki önemli sülalesidir. Harf inkılâbından sonra köyde üç sınıflı ilkokul Satı Kadın’a ait metruk bir binada açılmış, Remzi Çırpan ve Hacı Gülsün bu okuldan mezun olmuşlardır.[19]
1960 yılına gelindiğinde Kazan, 193 kişinin yaşadığı 30-35 haneli bir yerleşim yeri hüviyetine kavuşur, ancak henüz köylükten kurtulup, şehirleşme sürecine girememiştir.
Murtazaabad’ın en küçük köylerinden birisi olan Kazan Köyü, Cumhuriyet döneminde de bu vasfını korumuştur. Kazan Köyü’nün nüfusu, 1935’de 36, 1940’da 225, 1945’de 82, 1950’de 118, 1955’de 146, 1960’da 193 kişidir[20]. Bu nüfusuyla Kazan Köyü çevredeki köylerin en küçüklerinden birisidir. Nahiye merkezi adayı olduğunda da nüfusu 200 kişi civarındadır. Bu nüfusu ile nahiye merkezi olamayacağından dolayı, Kayı, Yassıören ve Örencik köylerinden bazı ailelerin nüfus kayıtları Kazan köyüne nakledilerek, Kazan Köyü nahiye olacak nüfusa ulaştırılır ve 1961 yılında da nahiye merkezi olur.
Selam ve dua ile…
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
[1] Burhanettin BAYKURT, Ankara Akıncı Ovası Tarih ve Kültürü, Ankara, 2003
[2] Sözlü kaynakların aktarımı.
[3] Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi yayını, Ankara, 2009
[4] Fatma Acun, Prof. Dr., Fatih, Kanuni ve II. Selim Dönemlerinde Kahramankazan, Kahramankazan Belediyesi yayınları, Ankara, 2024
[5]Burhanettin Baykurt, a.g.e
[6]Kazan 1835-2013 Nüfus Kronolojisi, Kazan Belediyesi Yayını, Ankara, 2013
[7] Muhasebey-i Vilayet-i Anadolu Defteri(MVAD)
[8] Fatma Acun, Prof. Dr., a.g.e.
[9] Burhanettin Baykurt,a.g.e.
[10] Fatma Acun, Prof. Dr., a.g.e.
[11] Bu tarihten sonra kayıtlarda Murtazabad ismi geçmemektedir.
Abdülkerim Erdoğan a.g.e.
[12] Abdülkerim Erdoğan a.g.e.
[13]VGM Arşivi, Defter:1157, sf. 78, Defter:559, sf. 52, Defter:569, sf. 125
[14] VGM Arşivi, Defter:1157, sf. 78, Defter:559, sf. 52, Defter:569, sf. 125
[15] Yılmaz Gülsün, Hacı Gülsün oğlu, 1951 Kazan doğumlu
[16] 21 Ekim 1921 tarihinde TBMM’nin kararıyla Zir kaza merkezi yapılmıştır.
[17] 1957 yılında Yenimahalle kaza yapılınca Yenimahalle’ye bağlanmıştır.
[18]Yılmaz Gülsün, Hacı Gülsün oğlu, 1951 Kazan doğumlu
[19] Yılmaz Gülsün, Hacı Gülsün oğlu, 1951 Kazan doğumlu
[20] Kazan 1835-2013 Nüfus Kronolojisi, Kazan Belediyesi Yayını, Ankara, 2013


