MÜRTED Mİ? MURTAZAABAD MI? (2)

Reklam
Reklamı Gizle

Mürted Ova Nahiyesi ve Mürted adının Kaynağı (1463-1530)

Kazan Ovası’nın olduğu yerler tarihte önceleri “Mürted” sonraları “Murtazaabad” olarak anılmıştır. Bu iki isme öncelikle açıklık getirmek gerekir. Daha önceki bir yazımda Murtazaabad’dan bahsetmiştim Bu yazımda da kısaca “Mürted” isminin manası ve nereden geldiğinden bahsedeceğim. Doğduğumuz ve yaşadığımız yerin geçmişinin nereden geldiğini anlatmaya çalışacağım.

 

Ankara uzmanı Abdülkerim Erdoğan Mürted ile ilgili olarak;

“Fatih dönemine kadarki kayıtlarda Mürted ismine rastlanmaz. Fatih dönemine gelindiğinde Ankara, yeniden eyalet merkezi olur. Ankara, Anadolu’da nüfusu en fazla Müslüman olan ikinci şehirdir.

Mürted (Murtat) Ova Nahiyesi bu dönemlerde Murtazaabad Kazası adını alır. Murtazaabad Kazasına bağlı köylerde nüfus yoğunluğu artar. İstanos, (Zir) Erkeksu ve Miranos (Orhaniye) köyleri haricindeki yerleşim yerlerinde bulunan nüfusun tamamı Türkmen ve Müslüman’dır.

 

Mürted Ova Nahiyesi, Kazan’ın tamamı, kısmen Kızılcahamam, Ayaş ve Sincan köylerini içine alan bölgenin adıdır.”[1] demektedir.

 

TDK sözlüğüne göre mürted; “Müslümanlığı bırakıp başka dine geçmiş kimse’’ demektir.

Bu ovaya mürted denmesi ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. İlk rivayete göre;

Yıldırım Beyazıt ile Timur arasında 1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nda (Savaş bu günkü Çubuk ile Kazan ilçe sınırları içerisinde cereyan etmiştir.), Osmanlı Ordusu yanında savaşan Kara Tatarlar, taraf değiştirerek Timur’un Ordusunun tarafına geçmişlerdir. Osmanlı döneminde Türklük ile Müslümanlık aynı kimlikte birleştirilmiş olduğundan, bu ihanet “dinden çıkma’’ olarak kabul edilmiş ve ihanetin yaşandığı ovaya mürted adı verilmiştir.

 

Bir başka rivayete göre;

Halife Hz. Ömer döneminde sonradan Müslüman olmuş, beş, altı yüz kişilik bir aşiretin reisi zengin bir adam (o günün şartlarına göre aristokrat bir kişi), Kâbe’yi tavaf eder. Bu esnada önceden köle olan, ancak Müslüman olunca özgür kalan bir siyahi Müslüman, aşiret reisinin elbisesinin eteğine basar. Buna karşılık kibirli aşiret reisi eski siyahi köleye bir tokat atar. Siyahi yere yıkılır. Gururu incinen siyahi aşiret reisini Halife Hz. Ömer’e şikâyet eder. Adaleti ile ün yapmış Hz. Ömer aşiret reisini çağırarak olayı sorar, olayın doğru olduğunu öğrenince;

 

-Siyahi senden şikayetçi, siyahi de sana bir tokat atacak, diye hükmeder. Ancak aşiret reisi;

-O bir köle benimle eşit değil, der.

Halife;

-O artık Müslüman, köle değil, hürdür ve seninle eşittir.” der.

Aşiret reisi;

-Ben büyük ve zengin bir aşiretin reisiyim, o ise bir siyahi, bu nedenle buna müsaade etmem, der.

Hz. Ömer;

-O, siyahi de olsa yine de seninle eşit. Hükmüm uygulanacak, der ve kararında ısrar eder. Kibirli aşiret reisi eğer bu kısas gerçekleşirse;

-Dinden (Müslümanlıktan) çıkarım, der.

Halife’nin kararında ısrar etmesi üzerine, o kibirli aşiret reisi tüm aşiretinin de dinden çıkacağını söyler. Halife kararında yine ısrar edince, kibirli aşiret reisi adam oradan kaçar. Dinden çıkan kişinin (mürted) katli vacip olduğundan, Halife aşiret üzerine asker göndererek, eğer aşirette dinden çıkarsa, onların da katledilmesini emreder. Halifenin askerleri aşiretin bulunduğu yere gittiklerinde aşiretin de dinden çıktığını öğrenirler. Aralarında çatışma çıkar. Halife’nin askerleri aşiret üyelerini öldürür, ancak dinden çıkan (mürted) aşiret reisi atına binerek oradan kaçar. Halife’nin komutanı kaçan mürtedin peşine birkaç atlı asker göndererek, onun yakalanmasını ve yakalandığı yerde öldürülmesini ve oraya gömülmesini emreder. Mürted, Konstantinopol’e gitmek üzere kuzeye yönelir. Medine-Kudüs-Şam-Halep-Antakya-Adana ve Ankara istikametini takip eder. Halife Ömer’in askerleri de kendisini takip ederek Ankara yakınlarında bir yerde mürtedi yakalar ve öldürürler. Cesedini de öldürdükleri yere gömerler.[2]

 

Halife’nin askerlerinin mürtedi yakaladıkları, öldürdükleri ve gömdükleri yer muhtemelen bu günkü Kahramankazan sınırları içerisinde Girindos (Fethiye) köyü civarına bir yer olmalıdır. Çünkü o zamanlar Ankara’dan Konstantinopol’e giden iki yol vardır.

-Birinci yol: Ankara – Zir (İstanos)-Ayaş- Beypazarı- Nallıhan…

-Diğer yol: Ankara-Zir (İstanos)-Mülk-Girindos (Fethiye)-Bitik-Emirgazi-Halkavun (Yazıbdeyli)-Kurtboğazı-Kargasekmez-Soğuksu (Kızılcahamam)…

 

Mürted, muhtemelen ikinci yolu tercih etti ve Fethiye (Girindos) çevresinde Hz. Ömer’in askerleri tarafından yakalandı. Bu olay o zamanlar o çevrede çok ses getirmiş ve yıllarca dilden dile “Burası mürtedin öldürüldüğü yer, mürtedin gömülü olduğu yer” şeklinde söylenmiş olmalı ki; Mürted’in öldürüldüğü bölgeye “mürted’’ ismi verilmiş olabilir.

 

Kanımca bu iki rivayetten ikincisi daha gerçekçi gözükmektedir. Çünkü birinci rivayette dinden dönme yoktur, bir ihanet söz konusudur. Oysa ikinci rivayetteki olay gerçek bir dinden dönmedir. Bu olayın dışında tarihi kaynaklarda Ankara çevresinde İslam dininden dönen bir isme ve gruba rastlanmamaktadır. Ayrıca Ankara çevresinde başkaca “mürted” isimli bir coğrafi bölgede  bulunmamaktadır. İlave olarak bu günkü Kahramankazan sınırları içerisinde halkın katıldığı devlete karşı bir başkaldırı ve isyan da olmamıştır.

 

Osmanlı’da bunu fark etmiş olmalı ki; bölgenin ismini Murtazaabad olarak değiştirmiştir. 1513 yılına kadar Mürted Ova Nahiyesi olan yerleşim birimi, bu tarihten itibaren kayıtlarda Murtazaabad Kazası olarak geçmektedir. Bu tarihten sonra hiç bir kayıtta “mürted’’ ifadesine rastlanmamaktadır. Ayrıca erenler, evliyalar ve dedeler diyarı, dinine son derece bağlı böyle bir yerleşim yerine “mürted” ismi hiç yakışmamaktadır. Bu nedenle tüm kayıtlardan ve yer isimlerinden mürted ifadesi çıkarılıp, Mürted Ova ifadesi yerine Murtazaabad Ovası ifadesinin kullanılması daha doğru olacaktır.

 

Bu kapsamda “Hava Meydan Komutanlığı”nın adı da değiştirilerek daha uygun bir isim verilebilir. Örneğin, “Fethiye”, “Murtazaabad” ya da “Kahramankazan Hava Meydan Komutanlığı” gibi… Çünkü askeri kışlaların bir çoğu konuşlandığı en yakın yerleşim yerinden ismini alırlar. Bu konuda tüm Kahramankazanlı yönetici, bürokrat ve sivil toplum kuruluşlarını çalışma yapmaya davet ediyorum.

Selam ve dua ile…[3]

 

[1] Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009

[2] Ali Bulaç, Düşünce Atlası, TV5, 2022

[3] Harita1, Numan Göktaş’ın  Murtazaabad’dan Kazan’a adlı kitabından alınmıştır.

Harita2, Richard Kiepert, Küçük Asya Haritası, Berlin, 1901

 

Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir. 

Harita1:Murtazaabad Ovası Köyleri-1530
Harita2:Murtazaabad Köylerini Gösterir Almanca Harita-1901

“MÜRTED Mİ? MURTAZAABAD MI? (2)” için 1 Yorum

  1. Muhterem hemşerim. K.Kazan hakkında yeni bur takım tarihi bilgilerle bizleri bilgilendirdigin için teşekkür ederim. Yeni bilgilerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Allah’a emanet olun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir