Hızır günleri ve Hıdırellez Bayramı
Hızır Günleri(6 Mayıs-7 Kasım) ve Hıdırellez(6 Mayıs-21 Haziran)
Halk takvimine göre Hızır Günleri, 6 Mayıs’ta başlar,7 Kasım’a kadar sürer. Bu süre yaz mevsimidir. Toplam 186 gündür. Hızır günleri; 45 günlük Hıdırellez, 45 günlük Gündönümü, 45 günlük Ağustos ve 50 günlük Eski Kasım[1] olmak üzere dört ana bölümden oluşur.
Hıdırellez, 6 Mayıs’ta başlayıp, gün dönümüne kadar(21 Haziran) süren kırk beş günlük süreyi kapsar. Her yıl 6 Mayıs günü Hıdırellez Bayramı olarak kutlanır ve çeşitli etkinlikler düzenlenir.
Anadolu’da Hıdırellez Bayramı(6 Mayıs)
Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan birisidir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında Hıdırellez şeklini almıştır. 6 Mayıs Hıdırellez Günü, kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı gün anlamına gelir.[2]
Hıdırellez’den önce bazı hazırlıklar yapılır. Bu hazırlıklar; evin temizliği, üst-baş temizliği, yiyecek-içeceklerle ilgili hazırlıklardır. Hıdrellez gününden önce evler baştanbaşa temizlenir. Çünkü temiz olmayan evlere Hızır(a.s.)’ın uğramayacağına inanılır. Hıdrellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır. Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme âdeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır. Zira tüm bu hazırlıklar Hızır(a.s.)’a rastlamak amacına yöneliktir.[3]
Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ, bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelinin yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Ayrıca bu istenen şeyler bir kâğıda çizilerek, bir gül ağacının dibine bırakılır.[4]
Hıdırellez kutlamaları bazı yörelerde türbe ya da yatırların yanında yapılır. Bu nedenle bu gibi yerlere Hıdırlık[5] denilir. Hıdırellez kutlamaları kapsamında “Hızır Hakkı” için baharın ilk kuzusu kesilerek yenilir. Hıdırellez gününde kırlardan çiçekler toplanır. Toplanan bu çiçekler kaynatılıp içilirse hastalıklara iyi geleceği, bu su ile kırk gün yıkanan kişinin gençleşip güzelleşeceğine inanılır.
Hıdırellez geleneğinin halk arasında yayılmasına ve uzun yüzyıllar aralıksız olarak devam etmesine sebep olan başlıca inanışları şu şekilde özetleyebiliriz:
-Sağlık, şifa
-Yeşillik, neşvünema
-Bereket, bolluk
-Uğur, şans
-Mucize, keramet
-Talih ve kısmet[6]
Kazan’da Hıdırrellez Bayramı(6 Mayıs)
Kazan ve çevresinde Hızır ve İlyas peygamberin yılda bir defa bir araya geldiği gün olduğuna inanılan 6 Mayıs, Hıdırellez Bayramı olarak kutlanır. Halk inancına göre peygamber olan ve ölümsüzlüğe sahip Hızır ile İlyas peygamberler, her yıl sadece bir kez buluşur. Hızır(a.s.) peygamberin bir yıl boyunca dolaştığına ve bazı yerlere uğradığına, karada darda kalan kişilere yardım ettiğine, onlara kılavuzluk ettiğine, aynı zamanda bolluk ve bereket getirdiğine, İlyas(a.s.) peygamberin de suların koruyucusu olduğuna inanılır. Hızır ve İlyas[7] sözcükleri birleşerek halk ağzında Hıdrellez şeklini almıştır.
1960’lı yıllarda Kazanlılar, dinlenmek, eğlenmek ve çeşitli dileklerde bulunmak için kışın sona erdiği, tabiatın uyandığı Hıdırellez gününde, çeşitli etkinlikler yapardı. Kutlamalar genellikle yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, özellikle Ova Çayı kenarında yapılırdı. Hızır’ın gezdiği kabul edilen yeşillik yerlerde dolaşılıp çiçek toplanır, oyunlar oynanırdı.
Özellikle köyün genç kızları bir defter yaprağına, o yıl olmasını istedikleri şeylerin resimlerini çizerler ve çeşitli isteklerini yazarlardı. Bu defter yaprağı katlanarak bir gül ağacının dibine gömülür veya dalına asılırdı. Bu sırada ayrıca sözlü dua da yapılır ve sabah namazına kalkılınca aynı dualar tekrar edilirdi. Gün ağarmadan gömülen veya asılan kâğıt oradan alınır, bu şekilde yapılırsa kâğıttaki dileklerin gerçekleşeceğine inanılırdı.
Köylerde ki öğretmenler Hıdırellez günü, çocukları köyün en yeşillik, en ağaçlık yerine, köyün gürül gürül akan en büyük pınarının başına veya Ova Çayı kenarına[8] kır gezintisine götürürdü. Çocuklar bu gezintide çeşitli çocuk oyunları oynar[9], çeşitli yarışmalar yaparlardı.[10] Ayrıca kırlardan çiçek toplarlar ve hep beraber ya da sırayla türkü ve şarkı söylerlerdi. Yemek için getirilen azıklar hep beraber ve paylaşılarak yenirdi. Bu azıkların içerisinde haside, höşmerim, tandır böreği, yazma çöreği, ekmek balığı, kaygana, gözleme, köy peyniri, bazlama gibi yiyecekler olurdu. Bu azıkların arasında mutlaka çeşitli renklerde boyanmış ve haşlanmış yumurtalar da bulunur ve çocuklar arasında yumurta tokuşturma yarışmaları yapılırdı. Köy halkından yeşil alanlara ve dere kenarlarına kır gezintisine gidenler de olurdu.
Hıdırellez’de Boyanan Yumurtalar
Hıdrellezle beraber sebzeler ekilmeye başlanır, erik, kiraz gibi erken olan meyveler olgunlaşmaya başlar. Bu nedenle Hıdırellez dönemi içerisinde bulunan Haziran ayında kirazlar olgunlaştığı için bu aya Kiraz ayı da denilir. Özellikle reçeller bu dönemde yapılır.
Hızır(a.s.) ve İlyas(a.s.)’ın buluşma günü olduğuna inanılan ve yazın geldiğini müjdeleyen Hıdırellez bayramına sahip çıkalım, unutmayalım, unutturmayalım ve gelecek kuşaklara mutlaka aktaralım. Kazanlı hemşerilerimin Hıdırellez Bayramı kutlu olsun!
Selam ve dua ile…
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.
[1] Bu döneme Mihrican diyenlerde vardır.
[2] https://yakegm.ktb.gov.tr/TR-12336/hidrellez-kutlamalari
[3] https://yakegm.ktb.gov.tr/TR-12336/hidrellez-kutlamalari
[4]https://yakegm.ktb.gov.tr/TR-12336/hidrellez-kutlamalari
[5] Ankara Altındağ’daki Hıdırlık Tepe’de adını buradan almaktadır.
[6] Kemal Güngör, Anadolu’da Hızır Geleneği ve Hıdlrellez Törenlerine Dair Bir İnceleme
[7] Kazan ve çevresinde İlyas ismi İllez diye bilinir. Hızır ve İllez birleşerek Hızırillez olmuş, daha sonra da halk ağzında Hıdırellez şeklini almıştır.
[8] Ahi Köyü’nde Kırkkavak, Beşirin Pınar, Ebeoğlunun Göl(Ova Çayı’nda)’ün kenarı ve Ova Çayı kenarında ki Aktaşlar mevkileri kır gezintisinin yapıldığı yerlerdi.
[9] Erkekler güvercin taklası, uzun eşek, esir almaca, cilbedir gibi… Kızlar ip atlama, çizgi, dombik, beş taş gibi… Karma olarak ta hava topu, yakan top, yağ satarım bal satarım gibi…
[10] Halat çekme yarışması, kaşıkla yumurta taşıma yarışması, mendil kapmaca yarışması gibi…
Okunma: 6
