DAMAT (GÜVEY) GİYDİRME TÖRENİ

Reklam
Reklamı Gizle

Düğünün Başlaması ve Damat (Güvey) Giydirme

İslam inancına göre düğünlerde eğlenmek sünnettir. Yani düğün bir eğlenceyle topluma duyurulmalıdır. Peygamber efendimiz(s.a.v.) bu konuyla ilgili “Şu nikahı ilan edin, onu mescitlerde yapın, nikah sebebiyle defler çalın.”[1] buyurmuştur. Prof. Dr. Hayreddin Karaman’da bu konuya vurgu yapmakta ve “Evlilik şenlikle ilan edilir. Evlilik, akit esnasında şahit bulundurmak suretiyle de ilan edilmiş, aleniliği temin edilmiş olur; ancak onun için şenlikler yapıp şarkı söylemek toplum için evliliğin önemini dile getirir.”[2] demektedir.

 

Buradan da anlaşılacağı üzere düğünlerde bir eğlence tertip etmek hem mubah, hem de geleneklerimize uygundur. Ancak bu eğlence belirli ölçüler içerisinde olmalı kesinlikle çılgınlık seviyesine varmamalıdır. Bu hem dinimizin, hem ahlakımızın, hem de örfümüzün bir gereğidir.

Düğün başlamadan önce düğün sahipleri düğün alanının girişinde yerlerini alarak misafirleri karşılarlar. Bu esnada davul ve zurna ekibi misafirleri karşılama havası çalar ve çeşitli gösteriler sunar. Tüm davetliler yerlerini alınca damat giydirme törenine geçilir. Bu tören geleneksel olarak Murtazaabad/Kahramankazan köylerinde yıllarca yapılmıştır.

 

Damat(Güvey) Giydirme Töreni

Damat ve sağdıç, giydirme töreni yapılacağından  tören alanına farklı bir ceketle ve damatlık takımlarının pantolonunu giymiş olarak gelirler. Geri kalan elbiseleri orijinal bir sini veya tepsi üzerine ayrı ayrı düzgünce katlanmış ve üzerine kırmızı pullu(sağdıcınkine yeşil) örtülmüş olarak düğün alanına getirilir.  Sini veya tepsiler damat-gelin masasının önüne uygun bir yere sehpa üzerine bırakılır. Damat ve sağdıç ve onları giydirecek görevli kişiler sehpaların yanında yerlerini alır. Damat ve sağdıcın yüzleri kıbleye dönükken damadı giydirmekle görevli kişi, aşağıda belirtilen sırayla ve orada belirtilen sözleri yüksek sesle  söyleyerek damadın kıyafetlerini giydirir. Sağdıcı giydiren görevli de her seferinde “ustamın dediği gibi” diyerek oda sağdıcı giydirir. Damat giydirme töreni bittikten sonra hazır bulunan imam, günün mana ve önemine binaen bir dua yapar ve misafirlerde amin derler. Bundan sonra damat önce giydirenin elini öper daha sonrada orada  bulunan yaşlıların ellerini öper. El öpme seremonisi damat önde sağdıcı arkada olacak şekilde yapılır. Bu törenden sonra nikah törenine geçilir.

 

Belediyelerce, diğer zamanlarda başka işleri yapmak üzere, kadrolarında bir de davudi sesli, güzel şiir okuyan bir “damat  giyindirme görevlisi” istihdam edilerek, bu tür törenler icra edilebilir.

Düğünlerde eğlenmek esastır. Ancak bu eğlenceler ahlakımıza, inancımıza ve örfümüze uygun olmalıdır. Ahilerin Şed Kuşanma törenlerinden kalma Damat(Güvey) Giydirme Töreni yaşatılarak düğünlerde yerli ve Milli hava estirilmeli ve bu gelenek yaşatılmalıdır. Böylece düğün merasimi  zenginleşecek ve güzelleşecektir. Bu törenlerin yaşatılması Kahramankazan kültürünü de zenginleştirecek ve Kahramankazan turizmini de canlandıracaktır.

Selam ve dua ile…[3]

 

Damat (Güvey) Giydirme Töreni İcrası[4]

Güvey (Damat) Giydirme Töreni Başlarken Güveyi Giydiren Şöyle Seslenir

Güveyi getirmişler ortaya

Şükürler olsun bizi yaratan Mevla’ya

Mevla’m bizi ümmet eyle Muhammed Mustafa(s.a.v.)’ya

Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Gömlek Giydirilirken     

Bu biçkiyi kim biçti? İdris Aleyhisselam biçti

Abı Hayatı kim içti? Hızır Aleyhisselam içti

Cennetin kapısını kim açtı? Cömert canlar açtı

Cömert canlar aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Beline Kuşak Bağlanırken

Bu ellik kimden kaldı? Hz. Ali’den kaldı

Bu kuşak kimden kaldı? Pir Hacı(Ahi) Veli’den kaldı

Pir Hacı (Ahi) Veli’nin aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Yelek Giydirilirken

Göklerde melekler

Kesildi, biçildi yelekler

Hakk’ın yanında kabul olsun dilekler

Hak’ta ala aşkına

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Ceket Giydirilirken

Eli kan, kılıcı kan, sinesi üryan, ciğeri püryan

Düşman karşısında Şehit giden canlar aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dinil İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Ceketin Altına Sağ Omuzdan Aşağı Sarkacak Şekilde “Peşkir’’ Denen Bir Tür Havlu Konulurken

Daima secdeden kaldırmazdı yüzünü

Hak’ka doğru tuttu kendi özünü

Şit Aleyhisselam dokudu bunun bezini

Şit Aleyhisselamın aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Ceketin Yaka Cebine Mendil Takılırken

Abdest alıp kurulanmak ister

Şeytanın şerrinden korunmak ister

Melekler mertebesine erişmek ister

Melekler aşkına

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Sağ Kola Kırmızı Pullu Bağlanırken

Uzat yiğit kolunu

Koluna bağlayayım alını

Sende Hak’ka doğru tut kendi özünü

Hz. Mahammed (s.a.v.) açtı dinin yolunu

Hz. Muhammed(s.a.v.) aşkına

Dini İslam (dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Börk/Kalpak/Şapka Giydirilirken

Güveyi giydiren börkü/kalpağı/şapkayı damadın başına ters koyarak “Börk/kalpak/şapka gelmediii!..’’ diye seslenir. Damadın babası da bir bağışta bulunur. Burada “Börk/Kalpak/Şapka başına gelmiyor.” denilerek babasının maddi gücü nispetinde güveye bağ, bahçe, tarla, ev, daire, araba veya hayvan bağışlatılması sağlanır.

Besmele ile var her işin başına

Yaradanım karışılmaz senin işine

Mevla’m hayır yazı yazsın yiğit başına

Şimdi devlet/evlilik [5] tacı kondu başına

Devlet/evlilik tacı konduranlar aşkına

Beş vakit namaz sahibine

Dini İslam(dinimizin) gayretine

Salavat getirelim Hz. Muhammed’e (s.a.v.)

Damat Giydirme Töreni-1960’lı Yıllar-Ahi Köyü
Damat Giydirme Töreni-Ahi Köyü-1980’li Yıllar

[1] Tirmizi, Nikah, 6;Nesai, Nikah, 72.202

[2] Hayreddin Karaman, Prof. Dr., Aile İlmihali, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011

[3] Bir daha ki yazımızda RESMİ VE DİNİ NİKAH’dan  bahsedilecektir.

[4]Hüseyin Yüksek, Ahi İsmail/Ahi Köyü Tarihi ve Kültürü, SAGE Yayınları, Ankara, 2019-Kahramankazan Ahi Köyü’nden Ali Yener,  İsmail oğlu, 1925 doğumlu

 [5] Mutluluk, zenginlik ve refah içinde bulunma

“DAMAT (GÜVEY) GİYDİRME TÖRENİ” için 5 Yorum

  1. Sayın komutanım;
    Öncelikle ellerinize kaleminize ve yüreğinize sağlık. Milli ve manevi değerlerinizin genç nesillere aktarılması gerçekten çok önemli.
    Sağ olun var olun. Her yönüyle nezih ve milli olan geleneklerimizi unutmamalıyız ve unutturmamalıyız.
    Kültür yozlaşmasının gelecek nesilleri tehdit ettiği günümüzde bu tür bilgilendirmelere gerçekten çok ihtiyacımız var.
    Bu vesile ile selam ve saygılarımı sunuyorum.

  2. Değerli Kardesim; çok önemli bir konuya deginmişiniz. Kaleminize sağlık. Düğünleri geçtik, evliliklerin bire azaldığı bir dönemde, kültürümüze, dinimize , gelenegimize uygun nasıl bir düğün yapılması gerektiğini kaleme alarak bati kültürünün esiri olmuş milletimize yol göstermeniz, geleneklerimizi hatırlatmanız gerçekten taktire şayan bir davranış olmuş. Benzer yazılarınıza devam dileği ile başarı dileklerimi iletiyorum. Selam ve sevgilerimle.

  3. Ahlaki ve örfi saha da geçmişte uygulanan merasimlerimizin ortaya çıkarılması için güzel bir çalışma yapan Hüseyin komutanımızı tebrik ederiz. Bu ve benzer örf ve adetlerimizin gün yüzüne çıkarılıp yaşama geçirilmesi modernlik adı altına yapılan kültür yozlaşmasına çare olacaktır.

  4. Eline kalemine sağlık sevgili komutanım. Yine bizleri çok eskilere şöyle bir yolculuk yaptırdınız. Günümüz Nisan ve düğünleri ile eskinin Nisan ve düğünleri arasında dağlar gibi farklar oluştu. Medeniyet adı altında her şeyimiz yozlastigi gibi Nisan ve düğünlerimiz de yozlasti ve bozuldu. Genç nesillerin örf ve adetlerimize göre nasıl bir nişan ve düğün yapılacağı konusunda bilgilenmesi bakımından güzel bir makale ele almış olmanızdan dolayi teşekkür eder bu tür yazılarınızın devamını diler hayırlı günler dilerim.

  5. Muhterem hemşerim, bu tür bilgilendirmeleri için çok teşekkür ederim. Yeni yetişen nesillerin örf ve adetlerimiz doğrultusunda bir nikahın nasıl yapılacağını öğrenmesi bakımından güzel bir yazı kaleme almışsınız. Artık şehirleri geçtik koylerimizde bile Avrupai bir düğün yapma hastalığı ve gösterişi almış başını gidiyor. Tekrar eski günlere dönebilme özlemi ile selamlarımı iletir yazılarınızın devamını beklerim .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir