BİR DÖNEMİN GİZLİ TANIĞI HASAN BEYSÜLEN (1)
Çoktandır aklımdaydı Kahramankazan’ın yakın tarihinde iz bırakmış ve bugün hayatta olan çınarlarla oturup sohbet etmek, kendi dönemlerine ait ekonomik siyasi ve sosyal yapıyı kaleme almak düşüncesi.
Bugün, yarın derken zaman geçiyor ve onlar birer birer aramızdan ayrılıyor. Zararın neresinden dönülürse kardır deyip, Allah sağlıklı uzun ömür versin Hasan Beysülen ile başladım bu düşüncemi gerçekleştirmeye. Umarım devamı gelir.
Amacım kendisiyle zamanda bir yolculuğa çıkarak 55 yılın hikayesini bir de ondan dinlemek ve bir dönemin perde arkasını gün yüzüne çıkarmaktı. Bunda da başarılı olduğumu düşünüyorum.
2 saatten fazla süren bir röportaj oldu. Merak ettiğim, aklıma takılan ne varsa sordum geçmişe dair. O da sorularıma samimi ve açık yüreklilikle cevaplar verdi.
Dediğim gibi uzun bir röportaj oldu. O yüzden ben de tamamını daha sonra paylaşmak üzere burada özetine yer veriyorum.
Kahramankazan’ın son yarım yüzyıllık siyasi ve sosyal hayatına tanıklık etmiş bir isim Hasan Beysülen. Namıdiğer Kürt Hasan. 1970’lerden bugüne ilçenin gelişiminde iz bırakan bu çınarla yaptığımız söyleşi, yakın tarihin satır aralarını gün yüzüne çıkarıyor.
Elektriğin ilçeye ilk kez gelişinden belediye teşkilatının kurulmasına, siyasetin kulislerinden spora uzanan bir yol. Hasan Beysülen, yarım asırlık hatıralarıyla ilçenin tarihine ışık tutuyor.
Adı hep Remzi Çırpan ile anılan, siyasette aktif olduğu dönemlerden sonraki siyasi söylemlerde ismi pek sık geçmese de ilçenin son 55 yılında iz bırakmış kayda değer isimlerden birisi.
Gizli tanık ibaresi
Başlıkta “Gizli tanık” ibaresini kullandım. Bu başlıkta ilgi çekmekten ziyade, o dönemlere dair yaşananlar ve anlatılanlar gizli olmasa da kendisinin bu konularda gazete, dergi benzeri basılı yayınlarda bir açıklaması yok. Hatıraları, tanık olduğu yaşadığı olaylar bir anlamda gizli kaldı, ilk kez burada yazıya aktarılıyor.
Öncelikle ilerleyen yaşına rağmen konulara olan hakimiyeti, aradan yıllar geçmesine rağmen olayları ve konuları tarih yer ve isimleriyle birlikte en ince ayrıntılarına kadar hatırlamasından etkilendiğimi itiraf etmeliyim.
Kendi yaşı olmasa da siyasi yaşamı Kazan’ın belediyelik olması kadar eski. Diğer bir deyişle onun siyasi yaşamı Kazan’da belediye teşkilatının kurulduğu 1971 yılında başlıyor.
Aslen 1942 Bingöl doğumlu olan Hasan Beysülen aile dostu bir Bingöl milletvekilinin yardımıyla Kazan Sağlık Ocağında işe başlamak için uğraş vermektedir.
İlk görüşte dostluk
Kazan Belediye Başkanı Remzi Çırpan da Kazan’ın işleri için sıkça Vilayete gidip gelmektedir. Oradan bir tanışıklık başlar. Derken sanki birbirine kanı kaynar ve Remzi Başkanın da devreye girmesiyle işlemler hızla sonuçlandırılır ve Beysülen Kazan Sağlık Ocağında memur olarak çalışmaya başlar. Sene 1968. 25 yaşındadır.
Günler geçip gitmekte yıllar sürecek dostluğun temelleri yavaş yavaş atılmaktadır. Derken bir gün Remzi Başkan ve Hanımı Soğucak Köyünde traktör kazası geçirirler. Başkan ve eşi yaralı olarak Kazan Sağlık Ocağına getirilir. Tabi olarak Hasan Beysülen, başkan ve eşinin tedavisiyle yakından ilgilenir. “Arkadaşını zor gününde tanı” deyimi gereği her ikisi de bu talihsiz olay sebebiyle birbirlerini daha yakından tanıma imkanı bulur.
Hasan Beysülen Kazan’a gelmiştir ancak bu Remzi Başkan için yeterli değildir. O ister ki hep yanında yakınında olsun, hatta birlikte çalışsınlar.
Bu ayrılık, Remzi Başkanın kendisini belediyede birlikte çalışmaya davet etmesi ve Beysülen’in bu teklifi kabul etmesiyle fazla sürmeyecektir.
Hasan Beysülen belediyede sayman olarak çalışmaya başlar. Temmuz 1971’de belediyeye memur olarak atanan ilk kişidir. Belediye binası da şu anki belediyenin yerinde bulunan 2 odalı küçük bir binadır.
Kazan o yıllarda köydür ve muhtarı da Hacı Gülsün’dür. Ankara İstanbul devlet karayolunun içinden geçmesi ve gerekse de gelişime açık olması gibi sebepler Kazan’da belediye teşkilatının kurulmasını gündeme getirir ancak nüfus yeterli değildir. Belediye teşkilatının kurulabilmesi için nüfusun artırılması gerekmektedir.
Otobüsleri durdurup yolcuları saydık
Kazan’da belediye teşkilatının kurulması için çok çaba sarf ettik. 2 bin nüfus gerekiyordu biz sayım günü 2 bin 732’ye çıkardık. Yıl 1970. Ankara İstanbul yolu Kazan’ın içinden geçiyordu. Yolcu otobüslerini İbrahim Ayfer’in benzinliğinde durdurup yolcuları saydıktan sonra gönderiyorduk. Sonra civar köylerden köylüleri getirip sayım günü Kazan’da merkezde saydırdık. Herkes köylerden gelen kişileri evlerinde misafir etti.

Ezeli rakipler karşı karşıya
Ocak 1971’de Türkiye genelinde 13, Ankara’da ise Yenikent ile birlikte Kazan’da da belediye teşkilatı kurulmasına karar verilir.
6 Haziran 1971’de Kazan Belediyesi seçimleri yapılır. Aday olarak da iki ezeli rakip Remzi Çırpan ve Hüseyin Gülsün (namı diğer Kel Hacı) vardır. Seçimleri Adalet Partisinden Yenimahalle İl Genel Meclis Üyesi Remzi Çırpan 17 oy farkla kazanır. Çırpan bu seçime, partisiyle olan anlaşmazlıkları nedeniyle istifa ederek bağımsız aday olarak girer. 12 üyeli belediye meclisi de 7 CHP’li 5 Adalet Partili üyeden oluşur. Remzi çırpan 6 ay sonra CHP’ye geçer.
Bağımsız aday çözümünü bulduk
Hasan Beysülen o günleri anlatırken, “Remzi başkan partisiyle yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle Adalet Partisinden Kazan’da aday olmasına izin verilmeyecekti, onun yerine Hacı Gülsün aday olacaktı. O zamanlar bir partiden diğerine geçmek için 6 ay beklemek gerekiyordu. Ancak bizim o kadar vaktimiz yoktu. Biz de CHP destekli bağımsız aday olması çözümünü bulduk.” Dedi.
1971’de ara seçim 1973’te ve 1977’te normal seçimler yapılır ve hepsini de Remzi Çırpan kazanır. İlk 2 seçimde karşısında aday olarak Hacı Gülsün vardır. O zaman belediye seçimleri 4 yılda bir olmaktadır. 1980 ihtilalinde bütün belediye başkanları olduğu gibi Remzi Başkan da görevden alınır.
Devamını kendisinden dinleyelim
İhtilalden bir süre sonra Kenan Evren Kazan’ı ziyarete geldiğinde başkanımızı geri istiyoruz diyerek göreve iadesini istedik. Sonra aracına aldı beraber gittiler gezdiler, Remzi Beyi ve bir süre sohbet ettiler. Evren iadesine karar vermiş ancak Vali ile Remzi Bey siyaseten anlaşamadığı için o iş olmadı.
İlk icraatı elektrik oldu
O zamanlar Kazan’a jeneratörle haftada 3 gün o da akşamları 8-11 saatleri arasında elektrik veriliyordu. Remzi Başkanın ilk icraatı da Kazan’a elektrik getirilmesi oldu. Cahit Karaman vardı Çırpan köylü. Elektrik kurumu bölge müdürüydü. Remzi Başkanın da yakın dostuydu. Hayırlı olsun ziyaretine gelmişti. Remzi Başkan elektrik olmadığını hatırlatınca, “Katılım payını ödeyin hemen bağlayalım dedi ve böylece de elektriğe kavuştuk.
Haytımın hatasını yaptım
Hasan Beysülen ilkokul mezunu olarak memuriyete başladı. Daha sonraki yıllarda ortaokul ve liseyi Ankara’da dışarıdan bitirdi. Yüksekokul olarak Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü 2. sınıftan ayrıldı.
Hayatımın hatası” dediği en büyük hatasını kendisinden dinleyelim.
Evim 4 odalıydı. Kardeşlerim var, çocuklarım var, kalabalık bir aileydik. Ben de yatak odasında koyduğum bir masada ders çalışıyordum. Bir gün eşim Hadice Hanım çay demlemiş getirdi. Biz de çayı çok severiz, sonra ben çaya hiç bakmamışım, çay soğuyunca götürmüş ısıtıp getirmiş. Gene bakmamışım çay soğumuş. Tekrar derken 3. kez ısıtıp getirdiğinde beni uyardı dedi “3 defadır çayı ısıtıyorum çay iç de biraz dinlen. Sonra devam edersin çalışmaya” deyince defteri kapattım dedim “Bir daha açmıyorum.” Neden? Dedi. Senin hayatını çaldım dedim. Bu kadar yeter seni çok ihmal ettim. Yıllardır böyle hem belediyede işim ağır hem de okuyorum senin hayatından çok çaldım, sana yeterince vakit ayıramadım. Sonra o yalvardı yakardı dedi yapma. Ben yok dedim artık kesinlikle bir daha bu kitabın kapağını açmayacağım. Sonra üniversiteyi bırakanlar için af çıktıysa da ben 6 ayla kaçırdım yararlanamadım.
Belediyede çalışırken bir taraftan da kendisini mesleki anlamda geliştirmeyi ihmal etmedi. Sayıştaya hesap verecek konumda olduğundan İçişleri Bakanlığının açtığı kursa devam ederek kendisini daha da geliştirdi.

Oğuzhan Asiltürk ile görüştü
Kursa devam ederken belediyede çalışan sayman ve muhasebe müdürlerinin özlük haklarıyla ilgili dönemin milliyetçi cephe hükümetinde İçişleri Bakanı olan Oğuzhan Asiltürk ile heyet halinde görüşerek özlük haklarında iyileştirme yapılmasını sağladı.
Aramızda baba oğul ilişkisi vardı
Remzi Bey’in bana güveni sonsuzdu. Dürüst çalıştığımı biliyordu. Diğer kurumlara yazıları ben yazıyorum, Remzi Bey imzalıyordu. Mesai saatleri içerisinde odasına önümü ilikleyerek giriyordum. Ama mesai çıkışında arkadaş gibiydik. Aramızda baba oğul ilişkisi vardı. Onun ne belediye işlerinde, ne de siyaseten ayağına taş değmesini istemezdim. O da bunun farkındaydı. O yüzden de oldukça samimi ve güvene dayalı bir ilişkimiz vardı.
Birlikte çok işler yaptık. Elektriği getirdik belediye binasını yaptık, mezbaha ve pazar yerini yeniden düzenledik, araç parkımızı oluşturduk, halkın odun kömür ihtiyacını belediye olarak biz karşılıyorduk, evlerin su bağlantılarını yaptık, kanalizasyon çalışmasını da ilk biz yaptık. Sonraki yıllarda itfaiye ve otobüs işletmesini kurduk, büyük otobüsler getirdik.
Remzi Çırpan’ın vatandaşla olan iletişimini soruyorum.
Remzi Bey tam bir köylü ağası gibiydi, babacan adamdı. Vatandaşı hiçbir zaman kırmazdı. Büyükle büyük, küçükle küçük olur herkesle otururdu. Gerektiğinde personeliyle kahvede çay içer, oyun oynardı, alçak gönüllü mütevazi bir insandı.
Remzi Çırpan’ın en büyük şansı
Röportajın bir yerinde Remzi Çırpan’ın en büyük şansı neydi? Diye sorduğumda “Remzi Başkanın en büyük şansı Hasan Beysülen gibi bir çalışma arkadaşına, bir dosta sahip olmasıydı” diye yanıtladı. Ancak bana göre de kendisini döneminin siyasi aktörleri arasına sokan, bugünlere taşıyan en büyük güç Remzi Çırpan gibi bir başkanla çalışmış olmasıdır.
Çevresi çok genişti
Remzi Bey’in geniş bir çevresi vardı Ben onun sayesinde birçok insanla tanıştım. Her partiden tanıdığı arkadaşı vardı. Ben Hasan Beysülen olduysam biraz da onun çevresini tanımakla oldum. Bu sayede belediyenin işleri de çok iyi yürüyordu.
Ali Nihat’ı ben önerdim
Remzi Başkan’ın 1980 darbesiyle görevden alınmasının ardından belediye başkanlığına Yenimahalle Kaymakamı Kamuran Uygur atandı. Kamuran Bey haftada, 15 günde bir belediyeye uğrardı rutin işleri yine ben tam yetkili olarak vekaleten yürütüyordum. Kamuran Bey’in Vali muavini olarak başka bir şehre tayini çıkması üzerine yerine Vali Bey’e Ali Nihat Erol’u ben önerdim. Daha başkalarının da dilekçesi vardı başkanlık için. Devam edecek…
Selam ve dua ile
Yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.



Çok güzel başarılı bir çalışma olmuş teşekkürler