BİR ANADOLU KADINI ÇİMENİN HATİCE

Geçtiğimiz hafta sonu Kahramankazan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Kahramankazan Yönetici ve Bürokratlar Derneği tarafından “Turasan Bey ve Kahramankazan’ın tarihi şahsiyetleri” konulu bir sempozyum düzenlendi.
Kahramankazan Belediyesi ev sahipliğinde, ilçenin tarihinde iz bırakan şahsiyetlerini gelecek nesillere aktarmak, miraslarına sahip çıkmak amacıyla düzenlenen sempozyum 2 gün sürdü.
Sempozyumda yer alan katılımcılardan, aynı zamanda sitemizin köşe yazarı da olan Emekli Kurmay Albay Avukat Hüseyin Yüksek de “Bir Anadolu Kadını Çimenin Hatice” konulu bir bildiri sundu.
Hüseyin Yüksek, varlığından pek az kişinin haberdar olduğu bu tarihi şahsiyet hakkında özetle şu bilgilere yer verdi.
“Murtazaabad/Kahramankazan’ın Virancık (Örencik) Köyünden olan Çimenin Hatice, Osmanlı Devletimin sorunlu dönemlerinde doğmuştur.
Ali Tunalı’nın anlattıklarına göre Çimenin Hatice 1846/7 yılında dünyaya gelmiştir. Kocası, tarihte 93 Harbi olarak bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı’na katılmış ve şehit olmuştur. Kocası şehit olduğunda otuzlu yaşlardadır. Bundan sonraki hayatı Ali Tunalı’nın babası ile evleninceye kadar dul olarak (16-17 yıl) geçmiştir.
Çimenin Hatice 1891 yılında da Ali Tunalı’nın babası Mustafa Efendi ile evlenir. Bu evlilikten iki çocukları dünyaya gelir. Bir de üvey oğlu Ali vardır. 1897 yılında kocası Mustafa Efendi vefat eder.
Çimenin Hatice yetim kalan üç çocuğunu İstanbul’a götürüp okutmaya karar verir. Bir gün köylü ile vedalaşarak zorlu bir yolculuğun sonunda İstanbul’a intikal eder. Bir hayırseverin evine yerleşir. İki çocuğunu önce iptida mektebine, 1900 yılında da topçu ustası yetiştiren “Tophane-i Amire Mektebi”ne yazdırır. Buradan mezun olan çocukları topçu ustası olarak Osmanlı Ordusu’nda görev yapmaya başlarlar.
Çimenin Hatice, Ali’yi (Tunalı) 1911 yılında Murtazaabad/Kazan Virancık (Örencik) köyünden Mehmet/Emine kızı Refika Hanım ile evlendirir.
1919 yılına gelindiğinde Çimenin Hatice Ayasofya civarında bir evde oğulları ve gelini ile birlikte oturmaktadır. Ali (Tunalı) top atölyelerinde çalışmakta ve zaman zaman da Avrupa’ya kursa gitmektedir. Ali, 1920 yılında annesi Çimenin Hatice’yi ve eşini İstanbul’da bırakarak Kuvay-ı Milliye’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçer ve Ankara’ya gelir. Daha sonra da Ali’nin (Tunalı) eşi de Ankara’ya getirilir. Çimenin Hatice İstanbul’da diğer çocukları ile birlikte kalmıştır.
Ali Tunalı hatıralarında Çimenin Hatice’nin 1928 yılında vefat ettiğini yazar, fakat nerede vefat ettiğini ve nereye defnedildiğini belirtmez. Çimenin Hatice, 81-82 yıllık ömrünü çilelerle, sabırla, fedakârlıkla tamamlar, fakat o günün şartlarında, tek başına ideallerini de gerçekleştirir.”





Tebrikler kardeşim…👏
Tebrikler. Tarihimizde böyle gizli kalmış unutulmuş nice güzel şahsiyetler vardır mutlaka. Arayıp ortaya çıkarmak, tarihe not düşmek marifetli ellere yaraşır.
Komutanım değerli, akıcı yazı tebrik eder. Başarılarınızın ve yazılarınızın devamını dilerim.👍🌹
Ne mutlu bizlere ki böyle imanlı fedakar vatan sevgisi ile dolu nenelerimiz var. Allah onlardan razı olsun. Bize ve evlatlarımıza da layık olmayı nasip etsin inşallah. Sizden de Allah razı olsun bu özel insanları gün yüzüne çıkarıp bize tanıttığınız için. Bir kazanlı (fetiye) olarak ayrıca size teşekkür ederim.
Değerli Komutanım; Çimenin Hatice Nine’mize, Cennette Hatice Validemize komşu olması duâsını gönderirken, İlçemizin tarihi, kültürel ve sosyal yapısına yaptığınız büyük katkılar sebebiyle Sizi de candan tebrik ederim. Selâm, duâ ve saygılarımla…🌹🤲🙋🌷
Ben size çok teşekkür ederim Harice Hanım. Hüseyin Yüksek