MAHMUT HOCA’DAN SEÇİM ANALİZİ

Reklam
Reklamı Gizle

2024 yerel seçimlerinin ardından basın önünde olmasa da kişisel arkadaş sohbetlerinde oldukça fazla değerlendirmeler yapılmaya devam ediliyor.

 

Biz de 44 yıldır Kahramankazan’da yaşayan, bunun 9 yılını CHP İlçe Başkanlığı yaparak geçiren ve Çamlıdere Belediye Başkan Adaylıkları ile Çankaya Belediye Meclis Üyeliği Adaylığı ile de siyasetin içinde hep var olan Mahmut Ayhan, namı diğer Mahmut Hoca ile değerlendirdik.

 

2019 seçimleriyle birlikte siyasete nokta koymuşken ne değişti de devam etme kararı aldığını sorarak başlıyoruz söyleşimize.

Adaylık için müracaatta bulunmadım

Seçimlerin halkın gündemine girmesiyle birlikte özellikle ikili görüşmelerimde vatandaşların benim üzerimde siyasi bir baskısını hissetmeye başladım açıkçası. “Hocam seni orada görmek isteriz. Bu görevi layıkıyla yapacağına eminiz. Senin mecliste olman Kahramankazan’ın da faydasına olacaktır. Şeklinde.  Bu temennileri esnaftan, halktan çevremden duydum. Tabi bütün bunların üzerine Selim Başkandan da birlikte çalışma teklifi gelince kabul ettim.

Bireysel çalışmayı tercih ettim

Seçim döneminde nasıl bir çalışma yürüttünüz?

Selim Başkan’ın kendisine de söyledim. Dedim benim Kahramankazan’da toplumsal ilişkilerimin, insan ilişkilerim açısından kendime göre bir çevrem ve potansiyelim var. Bireysel çalışmayı kendime daha uygun görüyorum. Böyle daha fazla katkı vereceğime inanıyorum. Aynı noktada aynı insanlara hitap ederek zaman kaybetmeyelim. Ben farklı bir kulvarda kendi alanımda kendi çevremde çalışarak daha çok kişiye ulaşabileceğimi ilettim. O da uygun gördü ve bu süreçte de gerçekten bireysel anlamda bildiğim, tanıdığım özellikle bize yakın olmayan seçmen kitlesinin bulunduğu ortamlara girip çıktım. Onlarla iletişime geçtim onlardan destek almaya çalıştım. Sosyal Demokrat çevreye fazla girip çıkmadım. Bu çalışma metadunda da başarılı olduğumu düşünüyorum.

Kazan solun kalesi değildi

Her gittiğimiz noktada Selim Çırpanoğlu’na ilginin yoğun olduğunu, Serhat Oğuz’un da halktan kopuk bir Belediye Başkanlığı yaptığını ki toplum aşağı yukarı bize bunu hissettiriyordu. Ben 300 civarında binaya gittim. Seçim çalışması kapsamında 500 civarında esnafı ziyaret ettim. Sokakta yüzlerce insanla görüştüm. Birçok insan biz gidince tamam size oy verelim demedi. Onları ikna etmeye çalıştık. Nasıl bir belediye, nasıl bir Kahramankazan vaat ediyoruz bunları anlattık. Sonuçta Kazan solun kalesi olan bir yer değildi. Tamam geçmişte küçük bir ilçeydi ve Remzi Dayının gayreti ile elde edilmiş bir başarı vardı ama ondan sonra 35 yıl tamamen sağın kontrolüne geçmişti ve %80’ni milliyetçi muhafazakar insanlardan oluştuğunu zaten biliyorduk. Biz o kesimin içinden bu oyu alarak çıktık. Tabii bu başarının altında bizim çalışmamız kadar Serhat Bey’in eksikleri de vardı. Hükümetin yanlış ekonomik politikaları vardı.

Değişim isteğini görüyorduk

Vatandaşın Kahramankazan’da değişim istediğini görüyorduk. Bana göre bu seçimin en önemli özelliklerinden birisi de yeni genç nesilden oluşan seçmen profiliydi. Bu seçimdeki en büyük payın onlara ait olduğunu gördüm. Selim Başkanın da genç olması ve gençlerin de onu kendilerine bir arkadaş gibi yakın gördüklerine ben de zaman zaman katıldığım alan çalışmalarında şahit oldum

Remzi Dayı faktörü

Tabii seçimlerin kazanılmasında Remzi Dayı faktörü de unutmamak gerek. Ben gerek bireysel, gerekse saha çalışmalarında bunu da yakından gördüm. Özellikle yaşlı kesimden oy istediğimde söyledikleri şey şuydu. “Biz onun dedesinin sayesinde bu evde oturuyoruz. Onun dedesinin açtığı yoldan gidip geliyoruz. Bizlerde Remzi Dayının emeği çok. Biz o emeği yok sayamayız ve onun için biz Selim Başkana destek olacağız.”

500 kişi meselesi

Seçimlere çok az bir zaman kala ABB Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’ın ilçeyi ziyareti ve katılım sayısının sadece 500 kişiden ibaret olduğuna dair Cumhur İttifakı tarafından yapılan seçim propagandasını soruyoruz kendisine.

 

Biz Mansur Yavaş için böyle bir hazırlık yapmadık. Mesela AKP kalktı günlerce Sevgi Yürüyüşü için çalışma yaptı. Biz o gün sadece şunu söyledik. Mansur Bey geliyor karşılayacağız oradan da bir esnaf ziyareti yapacağız. Yoksa bir yürüyüş hazırlığı yapmamıştık. Biz öyle bir hazırlık yapsaydık nasıl seçimi kazandığımız gün sokakta insan seli vardı. Biz bu insanların en azından yarısını o gün oraya getirirdik. böyle bir hazırlık yapmadık. Bizimki kendiliğinden gelişen bir durumdu. Mansur Yavaş olayı yanlış aksettirildi. Biz o gün bir yürüyüş hazırlığı yapmadık. Fakat bizim yürüyüşümüzde rakiplerimizin görmediği şey şuydu. AKP’nin yürüyüşüne zoraki bir katılım vardı. Kafalar yerde, böyle kimseye görünmeme gayreti içerisinde yapılan bir yürüyüş vardı. Bizim yürüyüşümüzde ise heyecan vardı. Çığlık vardı. Balkonlardan el sallayan insanların desteği vardı. Bizim o günkü yürüyüşümüz bir esnaf ziyareti idi ama katılım itibariyle yürüyüşe döndü. Bu heyecanı göremediler sayıya aldandılar.

Amatör bir ekiple çalıştılar

Her nereye gittiysek vatandaş Selim Başkana açıkça destek verdi diyorsunuz. Peki AK Parti bunu niye göremedi, önlem almadı kendi açısından?

Gördüğüm kadarıyla AK Parti sahayı doğru şekilde okuyamadı. Son dönemde biraz amatör bir ekiple çalıştılar. Geçmişte AK Parti’yi başarıya taşıyan o üst aklı kullanamadılar. Yemeğe gelen insanları saydılar, yürüyüşe katılan insanların sayısına aldandılar. Toplumun gerçek tepkisini görecek ölçecek kişiler sokakta değildi AK Parti’den.

Seçimlerin dili

Biz hep sevgiden, kardeşlikten, barıştan yana, adaletten yana bir dil kullandık. Ama onlar bizi sürekli suçlayan, ötekileştiren, PKK dili, FETÖ dili gibi bizi böyle aşağılayan bir dil kullandılar. Biz o dilden değildik. Bizim dünyamız, yaşantımız ne PKK’ya yakın, ne HDP’ye yakın, ne FETÖ’ye yakın bir yapımız var. Bizim böyle olmadığımızı halk görüyordu. Onlar söylüyordu ama halk bizi biliyordu, bize o şey yakışmazdı. İftiralar, yakıştırmalar bulaşmadı, uçtu gitti, üzerimize yapışmadı.

Karakterimi belediye meclisi üyeliğine feda etmem

44 yıldır Kazan’da yaşıyorum. Ne bir insan kalbi kırdım, ne bir insanla kavga ettim. Gücüm nispetinde insanlara faydalı olabilmek için okulda hizmet ettim öğretmen olarak, müdürlükte hizmet ettim, siyasi yaşamımda hizmet ettim. Selam verdim selam aldım. Yani gönül kırmadan gönül yapmaya çalışan bir yapım var. Bu benim kendi karakteristik özelliğim. Ben bunu bu süreçte de Allah nasip edecek göreceksiniz Mahmut Ayhan öğretmenlikte nasıl toplumun bir değer yargısıysa öyle bir algısı varsa bunu bir Belediye Meclisine feda etmek istemem. Öğretmenlikte nasıl insanları öğrencilerime faydalı olmaya gayret ettiysem, belediye meclis üyeliği sürecimde de elimden gelenin en iyisini Kazan halkı için yapmaya özen göstereceğim,

Başarının sırrı

Başarımızın birinci sırrı kazanacağımıza olan inancımız, heyecanımızdı.

Sonra Mansur Başkan’ın insana dokunan belediyecilik anlayışı,

Meclis üyesi kadromuz. Meclis üyesi kadrosu açıklandığında zaten halktan da kabul gördü CHP’nin kadrosu AKP’nin kadrosundan çok daha iyi ve kaliteli bir kadro idi. Tabii bu kadronun da elde edilen başarıdaki payı büyük. Çünkü bizim meclis üyesi arkadaşlarımızın toplumda bir karşılığı var. Bu karşılığı da zaten onlar sandığa yansıttılar.

Diğer iki önemli faktör de doğru aday ve Remzi Dayı faktörü idi.

Başka adayla kazanamazdık

Ben seçim çalışmaz sırasında Selim başkanı çok doğru bir aday olduğunu bizzat gördüm. Adaylık sürecinde başka adaylar da gündeme geldi. Selim dışında farklı bir adayla seçimi kazanmanın çok da mümkün olmayacağına düşünüyordum. Seçim öncesi seçim sonraki sonrası saha çalışmalarında zaten bunu böyle olduğunu bizzat gördüm yaşadım.

Parti yönetimi yanımızda yer almadı

Biz bu seçim sürecinde partinin desteğini alamadık maalesef. Halkın desteğini aldık. Parti dediğin bir teşkilattır. Evet partili arkadaşlarımız çalıştı ve oy verdi. Ben sadece şunu söylemek istiyorum. Partinin ilçe yönetiminde ilçe başkanı dahil birçok kişinin desteğini alamadık. Partinin ışığı yanmadı, çalışmalarda parti yönetiminin çoğunu yanımızda görmedik. Ama partili arkadaşlarımız, seçmen arkadaşlarımız yanımızdaydı. Fakat küçük bir grubun çalışmadığını ve katkı vermediğini gördük. Bunu sadece bana değil başka bir partiye gidin sorun CHP’nin üst yönetim kadrosu seçimlere ne kadar katkı vermiştir, ne kadar destek vermiştir diye. Bu soruyu onlar da aynı şeyi söyleyeceklerdir

Siyaset mi öğretmenlik mi?

Hayatının siyaset ve öğretmenlik olarak iki yönü bulunan Mahmut Ayhan, “Siyaset mi öğretmenlik mi?” Sorusuna ise,

“Ben Kahramankazan halkının Mahmut Hocası olarak kalmayı tercih ederim. Zaman zaman öğrencilerim ve yakınlarım Mahmut Başkan diye hitap ediyor. Ben de kendilerine “Hayır ben başkanlıktan ziyade öğretmen olarak anılmayı ve öyle de hitap edilmesini tercih ettiğimi söylüyorum. Çünkü ben öğretmenlik yıllarımdaki Kazan o zaman daha sıcak ve samimi bir ortama sahipti. Ben de öğrencilerimin bir abisi, bir arkadaşı oldum. O samimiyet de beni bu günlere getirdi. O yüzden siyaset mi öğretmenlik mi. elbette öğretmenlik diyorum.”

Bu kadarını beklemiyorduk

Söyleşinin sonuna yaklaştığımızda konu gündemdeki yerini koruyan Belediye borçlarına geliyor.

 

“Açıkçası biz meclis toplantılarında, basında, sosyal medyada hep denk bütçe, bütçe fazlası gibi rakamlar duyduğumuz için biz kendimizi buna alıştırmıştık. Tamam belediyenin bir miktar borcu olabilir, borçlanma hakkı da vardır. Ama belediyeye gelip de böyle bir borçla karşılaşınca büyük bir sürpriz oldu bizim için. Bu kadarını beklemiyorduk.

 

Biz böyle bir borç aldık, bunu devrediyoruz deme şansına sahip değiliz. Verimli bir çalışmayla biz bu borcu kapatacağız. Zaten bu borcu da böyle bir ekip yapabilirdi. Bu ekip de bu borçla birlikte belediyeyi kazanmamıza da ön ayak oldu.

4 milyn dolara kendisine verelim

Serhat Başkan’ın sosyal medya hesabından yaptığı ve özetle “Siz borç var diyorsunuz ama benim kurduğum belediye şirketi KazanBelBeton’un sadece, piyasa değeri tek başına belediyenin tüm borçlarından daha fazla” anlamına gelen borç açıklamasını hatırlatıyorum.

“BelBeton’u bilmem ama BelNet’in piyasa değerinin 5 milyon Dolar olduğunu söylüyordu her fırsatta. Buradan ben de açık çağrı yapıyorum. BelNet’i 4 milyon Dolara Serhat Bey’e verebiliriz. Gerekirse ben bu konuyu Belediye Başkanıma, Belediye Meclisine getirir bunu teklif edebilirim. Satıştan sonra belediye borçlarını öder, kendisine de teşekkür ederiz.”

Mahmut Ayhan kimdir?

1956 Çamlıdere doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Çamlıdere’de, liseyi Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesinde tamamladı.

1979 yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünden mezun oldu.

1980 yılında Kazan Lisesinde Beden Eğitimi Öğretmeni olarak meslek yaşamına başladı.

Bu başlangıç kısa bir seçim arasının ardından (1999 Yerel Seçimleri) kesintisiz olarak 27 yıl sürdü.

1999 yılında Çamlıdere’de Fazilet Partisinden Belediye Başkan Adayı oldu.

2007-2009 yılları arasında Kazan İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü yaptı.

2009 yılında emekli olmasının ardından o yılki yerel seçimlerinde Çamlıdere’den CHP Belediye Başkan Adayı oldu.

Bu seçimleri de az bir oy farkıyla kaybetmesinin ardından tekrar “Hayatımın ikinci aşaması” dediği Kazan’a döndü.

2010 yılının başında CHP İlçe Başkanlığı görevini üstlendi ve 2019 yılına kadar bu görevi sürdürdü.

2019 Yerel Seçimlerinde Çankaya Belediyesinden Belediye Meclis Üyesi Aday Adaylığı için ilçe başkanlığından istifa etti.

Adaylığı gerçekleşmeyince siyasete nokta koydu. Ta ki 2024 Yerel Seçimlerine kadar.

2024 Yerel Seçimlerinde Selim Çırpanoğlu’nun CHP Belediye Meclis Üyesi listesinden 2, sıradan seçilerek Belediye meclisine girdi.

Mahmut Ayhan evli, 2 çocuk 1 torun sahibidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir